Skip to main content Skip to search

Limited Şirket Unvanında Yabancı İsim Kullanabilirsiniz

Bu yazıda sizlere Türkiye’deki kurulacak limitet şirketlerin uymak zorunda olduğu yasal düzenlemeler hakkında özet bilgi vereceğiz.

Öncelikle Türkiye’de en çok tercih edilen şirket türünün Limited Şirket olduğu belirtelim.

(İkinci en çok tercih edilen şirket türü ise Anonim Şirkettir) Gelir İdaresi Başkanlığının verilerine göre Türkiye’deki faal şirket sayısı 900 bin civarındadır.

1- Limited Şirketler en az bir ve en çok elli ortak ile kurulabilir

Türkiye’de kurulacak olan bir Limited Şirketin en az 1 ortağı olmalıdır. Üst sınırı ise 50 ortaktır. Bir başka deyişle 50’den fazla ortağı olan bir şirket kurmak istiyorsanız Anonim Şirket Kurmayı tercih edebilirsiniz. Çünkü Anonim Şirkette ortak sayısında üst sınır yoktur.

2- Limited Şirketlerde en az bir müdür olmalıdır

Limited şirketin imzaya yetkili kılınmış en az bir müdürü olmak zorundadır.

Limited şirket tek ortak ile kurulacaksa ve bu tek ortak aynı zamanda tek başına imza yetkili müdür olmak istiyorsa bu mümkündür. Yani limitet şirketin tek ortağı aynı zamanda şirketin müdürü olabilir.

İstenirse ayrıca dışarıdan profesyonel müdür de atanabilir.

Şirket müdürlerinin görev süresi sınırsız olarak belirlenebilir. İstenirse müdür belli bir süre için seçilebilir. Müdür belli bir süre için atanırsa görev süresi bittiğinde yeniden seçilebilir.

3- Limited Şirketler en az 10 Bin TL sermaye ile kurulabilir.

Limited Şirketlerin asgari sermaye tutarı 10 Bin TL olmalıdır.

Sermayenin üst sınırı yoktur. 10 Bin TL’den az olmamak üzere istenilen sermaye konulabilir.

Türkiye’de Limited Şirket kuruluşu sırasında konulacak sermayenin bankaya bloke edilme zorunluluğu yoktur.

Şirket ortağı tarafından taahhüt edilen sermaye 24 ay içinde ödenmelidir. İspat kolaylığı bakımından, sermaye ödemelerinin ortakların şahsi banka hesaplarından şirketin banka hesabına yapılması önerilmektedir.

Limited Şirketler kuruluş sonrası istedikleri zaman ve serbestçe belirleyecekleri tutarda sermaye artırımı yapabilirler.

Türkiye’de Limited Şirketlerin her bir sermaye payının 25 TL ve katları şeklinde belirlenmesi zorunludur. Buna göre 10 Bin TL sermaye ile kurulacak limitet şirketin toplam sermaye payı 400 Adet olacaktır (400 Pay x 25 TL = 10.000 TL). Şirketin kuruluş ana sözleşmesinde de pay adedi 25 TL ve katları olacak şekilde belirtilmelidir.

4- Limited Şirket unvanlarından yabancı sözcük kullanılabilir.

Türkiye’deki Limited Şirketler İşletme konusu yani sektör ismi ile Limited Şirket ibaresi Türkçe olmak kaydıyla ticaret unvanını serbestçe belirleyebilir.

Örneğin limitet şirket unvanı “Blue Sea Denizcilik Limited Şirketi” olabilir. Bu örnekte kök unvan “Blue Sea” yabancı dilde belirlenebilir. Sektör ismi olan “Denizcilik” Türkçe olarak kullanıldığı için ve son olarak şirket türü “Limited Şirketi” Türkçe olarak yazıldığı için kanuna ve tebliğe uygundur.

Peki, unvan ne şekilde yazılırsa yanlış olur? Şimdi bunu bir örnekle açıklayalım; Unvanın “Blue Sea Maritime Limited Şirket olarak belirlendiğini varsayalım. Bu unvan bu şekliyle kullanılamaz çünkü sektör adı olan “Maritime” İngilizce olarak yazılmış. Sektör adının Türkçe yazılması halinde yani “Maritime” yerine “Denizcilik” ibaresinin kullanılması halinde unvan geçerli olacaktır.

Limited Şirket ticaret unvanında yer alacak ibareler, tacirin kimliği, işletmesinin genişliği, önemi ve finansal durumu hakkında üçüncü kişilerde yanlış bir görüşün oluşmasına sebep olacak nitelikte ve gerçeğe aykırı olamaz.

Ticaret unvanında yer alan ibareler kamu düzenine, ulusal çıkarlara ve ahlaka aykırı olamaz, kültürel ve tarihi değerleri zedeleyecek şekilde belirlenemez.

Türkiye’de kurulacak bir Limited Şirketin unvanına “Türk”, “Türkiye”, “Cumhuriyet” ve “Milli” kelimeleri yalın, sade ve eksiz olarak Bakanlar Kurulu izni olmadan kullanılamaz. Bu ibarelerin Türk Ticaret Kanununun 41 ve 42’nci maddeleri uyarınca ticaret unvanında kullanılması zorunlu olan gerçek kişinin ad veya soyadında yer alması halinde Bakanlar Kurulu kararı aranmaz.

Ticaret unvanında resmi olarak tanımlanmış yer adları kullanılabilir, ülke adlarının unvanda kullanılabilmesi için ise o ülkenin yetkili makamlarından izin alınması gerekir.

Örnek olarak unvan “ABC İstanbul Yazılım Hizmetleri Limited Şirketi” olarak konulabilir. Burada yer adı olan İstanbul izin alınmadan kullanılabilir. Şehirlerin dışında semt ve tarihi yer isimlerine de unvanda yer verilebilir.

Anonim ve limited şirketlerin ticaret unvanında işletme konularından (sektör) en az birinin yer alması zorunludur. İşletme konusunu gösteren ibarelerde kısaltma yapılamaz.

Başlıca amacı başka işletmelere katılmaktan ibaret olacak şekilde kurulacak anonim şirketlerin unvanında “holding” ibaresine yer verilmesi zorunludur.

Kamu kurum ve kuruluşları ile ulusal ve uluslararası diğer kuruluşların adları ya da bunları tanımlayan kısaltılmış adları ticaret unvanlarında ek olarak kullanılamaz. Ancak bu kurum ve kuruluşların işlettiği işletmeler ile hissedarı oldukları şirketlerin ticaret unvanlarında kendilerinin adları veya kısaltılmış adları kullanılabilir.

Ticaret sicilinden silinen bir ticaret unvanı, unvanın silinmesine ilişkin ilanın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığı tarihten itibaren beş yıl geçmedikçe başka bir tacir adına yeniden tescil edilemez. 5 yıl geçtikten sonra kullanabilir.

Bir ticaret unvanı, Türkiye’nin herhangi bir sicil müdürlüğüne daha önce tescil edilmiş bulunan diğer bir unvandan ayırt edilmesi için gerekli olan ek yapılmadan tescil edilemez.

Daha önceden tescil edilmiş bir ticaret unvanının, Türk Ticaret Kanununun 46 ncı maddesi kapsamındaki ek ve işletme konusunu gösteren ilk ibaresi aynı olan diğer bir ticaret unvanına ayırt edici bir ek yapılmadan tescil edilemez.

Örnek:  “A İnşaat Otomotiv Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi” ticaret unvanı daha önce tescil edilmiş ise, “A İnşaat Tekstil Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi” ticaret unvanı ayırt edici ek yapılmadan tescil edilemez.

Daha önce tescil edilmiş ticaret unvanının eki ile kendi eki aynı olan, ancak ekten sonra gelen işletme konusunu gösteren ilk ibaresi farklı olan ticaret unvanı, ayırt edici bir ek yapılmadan tescil edilebilir.

Örnek: “B İnşaat Otomotiv Sanayi Anonim Şirketi” ticaret unvanı daha önce tescil edilmiş ise, “B Turizm İnşaat Sanayi Anonim Şirketi” ticaret unvanı ayırt edici ek yapılmadan tescil edilebilir.

Daha önce tescil edilmiş bir ticaret unvanından yalnızca şirket türünü gösteren ibareleri farklı olan diğer bir unvan, ayırt edici ek yapılmadan tescil edilemez.

Örnek: “C Turizm Limited Şirketi” ticaret unvanı daha önce tescil edilmiş ise, “C Turizm Anonim Şirketi” ticaret unvanı ayırt edici ek yapılmadan tescil edilemez.

5- Limited Şirketlerin yasal adres bildirme zorunluluğu vardır.

Türkiye’de kurulacak limitet şirketlerin mutlaka fiziki bir adresleri olmak zorundadır. Bazı off-shore ülkelerde uygulandığı gibi Türkiye’de Posta Kutusu üzerinde şirket kurulamaz.

Şirket fiziki olarak var olan ve ticari faaliyet yapmaya uygun olan bir yeri adres olarak gösterebilir. Şirket tek başına kendisinin kullanacağı bir yeri yasal adres olarak bildirebileceği gibi günümüzde sanal ofis diye adlandırılan ortak ofis kullanım modeli çözümünden de yararlanabilir. Yapılacak işe uygun olması koşulu ile ikamet adresi aynı zamanda şirket adresi olarak da kullanılabilir (home-ofis).

Bir sonraki yazımızda Türkiye’deki limitet şirketlerde hisse senedi basımı, hisse devri, ortakların hisse satışından elde ettikleri kazanç ve limitet şirketlerdeki kar ve zarar hallerinde vergilemenin nasıl olduğuna dair temel bilgiler vereceğiz.

Ali KARAKUŞ


Yasal Uyarı: Bu içerikte yer alan bilgi, görsel, tablolar, açıklama, yorum, analiz ve bir bütün olarak içeriğin tamamı sadece genel bilgilendirme amacıyla verilmiştir. Kişi veya kuruma özel profesyonel bir bilgilendirme ve yönlendirmede bulunma amacı güdülmemiştir. Konu ile benzerlik gösterse de her işletmenin kendi özel şartları nedeniyle farklı durumları olabilir. Bu nedenle, bu yazıda belirtilen içerikte yola çıkarak işletmenizi etkileyecek herhangi bir karar alıp uygulamaya geçmeden önce, uzmanına danışmanız menfaatiniz gereğidir. Karen Audit veya ilişkili olduğu kişi veya kurumlardan hiç biri, bu belgede yer alan bilgi, tablo, görsel, görüş ve diğer türdeki tüm içeriklerin özel veya resmi, gerçek veya tüzel kişi, kurum ve organizasyonlar tarafından kullanılması sonucunda ortaya çıkabilecek zarar veya ziyandan sorumlu değildir.


Devamını oku

Değerli Konut Vergisi dönemi başladı 2021

Yasal Dayanak

Değerli Konut Vergisi 7 Aralık 2019 tarih ve 30971 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 7194 Sayılı “Dijital Hizmet Vergisi İle Bazı Kanunlarda Ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 30 ila 37’nci maddeleri arasında düzenlenmişti.

2020 Yılı başında gelen itirazlar üzerine verginin uygulanması 2021 yılına ertelenmişti.

15 Ocak 2021 Tarih ve 31365 Sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Değerli Konut Vergisi Uygulama Genel Tebliği ile ilk beyanname 22 Şubat 2021 tarihine kadar verilecek (Beyan tarihi 20 Şubat 2021 olmasına rağmen bu tarih hafta sonuna denk geldiği için takip eden ilk iş günü olan 22 Şubat 2021’e kadar beyannamelerin verilmesi gerekiyor.)

Değerli Konut Vergisinin ödeme tarihleri nedir?

Tahakkuk edilecek vergi, ilgili yılın Şubat ve Ağustos aylarının sonuna kadar iki eşit taksitte ödenecektir.

2021 Yılında ödenecek verginin ilk taksiti 1 Mart 2021, ikinci taksiti ise 31 Ağustos 2021 tarihine kadar ödenmelidir.

Verginin Konusunu Türkiye’de bulunan meskenler oluşturmaktadır.

Türkiye sınırları içinde bulunan mesken nitelikli taşınmazlardan 2020 Yılı bina vergi değeri 5.000.000 Türk Lirası ve üzerinde olanlar değerli konut vergisinin hesaplanmasında dikkate alınacaktır.

Verginin uygulamasında “mesken nitelikli taşınmaz” kavramı, mesken niteliğinde olan binalar ile birden fazla bağımsız bölümden oluşan binalarda her bir bağımsız bölümü ifade eder.

Her bir bağımsız bölüm vergilendirme açısından ayrı ayrı değerlendirilir.

Taşınmazın mesken olup olmadığı hususunda kayıtlardaki niteliğinin yanında fiilen kullanım durumuna da bakılacaktır!

Değerli Konut vergisine esas değer nasıl belirlenir?

Bina vergi değeri, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun vergi değeri başlıklı 29’uncu maddesine göre binalar için hesaplanan bedeli ifade eder. Söz konusu değere ilişkin bilgi ve belge taşınmazın bulunduğu yerdeki belediyeden temin edilecektir.

Değerli Konut Vergisini malik, varsa intifa hakkı sahibi ödeyecektir.

Değerli konut vergisinin mükellefi, mesken nitelikli taşınmazların maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa mesken nitelikli taşınmaza malik gibi tasarruf edenlerdir.

Buna göre, mesken nitelikli taşınmaza ilişkin değerli konut vergisini taşınmazın maliki öder. Mesken nitelikli taşınmaz üzerinde intifa hakkı varsa vergi, bu hakkın sahibi tarafından ödenir.

Herkes hissesi oranında DKV ödeyecek

Bir mesken nitelikli taşınmaza paylı mülkiyet halinde malik olanlar, hisseleri oranında mükellef olurlar. Elbirliği mülkiyette ise malikler vergiden müteselsilen sorumludurlar.

Kapsama girenler vergi ödemeye izleyen yıl başlayacak

Bina vergi değerinin, Emlak Vergisi Kanununda yer alan ve ilgili yılda uygulanan tutarı aşması halinde, bu durumun gerçekleştiği tarihi takip eden yılın başından itibaren değerli konut vergisi mükellefiyeti başlar.

Yanan, yıkılan ve kullanılmaz hale gelen konutlar için DKV ödenmeyecek!

Yanan, yıkılan, tamamen kullanılmaz hale gelen veya vergiye tabi iken muaflık şartlarını kazanan mesken nitelikli taşınmazlardan dolayı mükellefiyet, bu olayların meydana geldiği tarihi takip eden vergi taksitinden itibaren sona erecektir.

Sonraki yıllarda vergi değeri düşerse DKV ödenmeyecek

Değerli konut vergisine tabi olan meskenin izleyen yıllarda bina vergi değerinin o yıl için uygulanan tutarın altında kalması halinde, bu durum mükellef tarafından ispat edici belgeler (belediyeden vergi değerini gösterir yazı) ile birlikte DKV mükellefiyetinin açıldığı vergi dairesine bildirilecek ve bu yıla ilişkin DKV beyannamesi verilmeyecektir.

Değerli Konut Vergisinin Hesaplanmasına ilişkin örnekler;

Örnek-1

Mükellef (E)’nin mesken nitelikli 3 adet taşınmazı bulunmaktadır.

Bu taşınmazlardan;

-Birinci taşınmazın 2020 yılı bina vergi değeri 4.900.000 TL,
-İkinci taşınmazın 2020 yılı bina vergi değeri 6.000.000 TL,
-Üçüncü taşınmazın 2020 yılı bina vergi değeri 6.500.000 TL’dir.

Mükellef (E)’ye ait mesken nitelikli;

-Birinci taşınmazın 2020 yılı bina vergi değeri 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunun Değerli Konut Vergisi başlıklı 42’nci maddesinde belirtilen değeri aşmadığından verginin konusuna girmemekte,

İkinci ve üçüncü taşınmazları söz konusu değeri aştığı için verginin konusuna girmektedir.

Buna göre mükellef (E)’nin mükellefiyeti takip eden yıl olan 2021 yılı başından itibaren başlayacaktır.

Ancak, mükellefin değerli konut vergisinin konusuna giren birden fazla mesken nitelikli taşınmazı olduğu için söz konusu taşınmazlardan bina vergi değeri en düşük olan taşınmaz, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 46/birinci fıkrasının (b) bendi gereği vergiden muaf olup mükellef tarafından (Ek 2A) ile bildirimde bulunulacaktır.

 Söz konusu taşınmazların bina vergi değerlerinin, 2021 yılı için sırasıyla
1- Birinci mesken 5.123.195 TL,
2- İkinci mesken 6.273.300 TL,
3- Üçüncü mesken 6.796.075 TL;

vergi tarifesinin ise değerli konut vergisine tabi mesken nitelikli taşınmazlardan değeri;

-5.227.000 TL ile 7.841.000 TL arasında olanlar (bu tutar dâhil)
5.227.000 TL’yi aşan kısmı için  (Binde 3)

-10.455.000 TL’ye kadar olanlar (bu tutar dâhil) 7.841.000 TL’si için 7.842 TL,
fazlası için (Binde 6)

-10.455.000 TL’den fazla olanlar 10.455.000 TL’si için 23.526 TL,
fazlası için  (Binde 10)

olarak uygulanacaktır.

Buna göre, mükellef (E)’nin, 2021 yılının Şubat ayının 20’nci günü sonuna kadar(22.2.2021) beyan edip 2021-Şubat ve Ağustos ayları sonuna kadar iki eşit taksit halinde ödeyeceği değerli konut vergisi aşağıda belirtildiği şekilde hesaplanacaktır.

1 Birinci meskenin bina vergi değeri (2021 yılı değeri) 5.123.195 TL
2 Birinci mesken için ödenecek vergi tutarı Vergi ve bildirime tabi değil
3 İkinci meskenin bina vergi değeri (2021 yılı değeri) 6.273.300 TL
4 İkinci mesken için ödenecek vergi tutarı Muaf ve bildirime tabi (Ek 2A)
5 Üçüncü meskenin bina vergi değeri (2021 yılı değeri) 6.796.075 TL
6 Üçüncü mesken için uygulanacak değerli konut vergisi oranı ‰3
7 Üçüncü mesken için ödenecek vergi tutarı 

[(6.796.075-5.227.000)*‰3]

4.707,23 TL

 

Örnek-2

Mükellef (F)’nin mesken nitelikli 4 adet taşınmazı bulunmaktadır.

Bu taşınmazlardan,
-Birinci taşınmazın 2020 yılı bina vergi değerleri 5.500.000 TL,
-İkinci taşınmazın 2020 yılı bina vergi değerleri 5.500.000 TL,
-Üçüncü taşınmazın 2020 yılı bina vergi değeri 7.600.000 TL,
-Dördüncü taşınmazın 2020 yılı bina vergi değeri 10.500.000 TL’dir.

Mükellef (F)’ye ait mesken nitelikli taşınmazların 2020 yılı bina vergi değerleri belirtilen değeri aştığından söz konusu taşınmazlar değerli konut vergisinin konusuna girmektedir. Dolayısıyla mükellef (F)’nin mükellefiyeti takip eden yıl olan 2021 yılı başından itibaren başlayacaktır.

Ancak, mükellefin değerli konut vergisinin konusuna giren mesken nitelikli birden fazla taşınmazı olduğu için söz konusu taşınmazlardan bina vergi değeri en düşük olanlarından bir tanesi vergiden muaf olup mükellef tarafından (Ek 2A) ile muafiyet dilekçesi verilecektir.

Söz konusu taşınmazların bina vergi değerlerinin,

2021 yılı için sırasıyla

-Birinci taşınmazın 2021 yılı bina vergi değeri 5.750.525 TL,
-İkinci taşınmazın 2021 yılı bina vergi değeri 5.750.525 TL,
-Üçüncü taşınmazın 2021 yılı bina vergi değeri 7.946.180 TL,
-Dördüncü taşınmazın 2021 yılı bina vergi değeri 10.978.275 TL;

vergi tarifesinin ise değerli konut vergisine tabi mesken nitelikli taşınmazlardan değeri;

-5.227.000 TL ile 7.841.000 TL arasında olanlar (bu tutar dâhil)
5.227.000 TL’yi aşan kısmı için  (Binde 3)

-10.455.000 TL’ye kadar olanlar (bu tutar dâhil) 7.841.000 TL’si için 7.842 TL,
fazlası için (Binde 6)

-10.455.000 TL’den fazla olanlar 10.455.000 TL’si için 23.526 TL,
fazlası için  (Binde 10)

olarak uygulanacaktır.

Buna göre, mükellef (F)’nin, 2021 yılının Şubat ayının 20’nci günü sonuna kadar beyan edip Şubat ve Ağustos ayları sonuna kadar iki eşit taksit halinde ödeyeceği değerli konut vergisi aşağıda belirtildiği şekilde hesaplanacaktır.

1 Birinci meskenin bina vergi değeri (2021 yılı değeri) 5.750.525 TL
2 Birinci mesken için ödenecek vergi tutarı Muaf ve bildirime tabi (Ek 2A)
3 İkinci meskenin bina vergi değeri (2021 yılı değeri) 5.750.525 TL
4 İkinci mesken için uygulanacak değerli konut vergisi oranı ‰3
5 İkinci mesken için ödenecek vergi tutarı 

[(5.750.525-5.227.000)*‰3]

 

1.570,58 TL

6 Üçüncü meskenin bina vergi değeri (2021 yılı değeri) 7.946.180 TL
7 Üçüncü mesken için uygulanacak değerli konut vergisi oranı Bina vergi değerinin 7.841.000 TL’si için 7.842 fazlası için ‰6
8 Üçüncü mesken için ödenecek vergi tutarı 

[7.842+(7.946.180-7.841.000)*‰6]

 

8.473,08 TL

9 Dördüncü meskenin bina vergi değeri (2021 yılı değeri) 10.978.275 TL
10 Dördüncü mesken için uygulanacak değerli konut vergisi oranı Bina vergi değerinin 10.455.000 TL’si için 23.526 TL, fazlası için ‰10
11 Dördüncü mesken için ödenecek vergi tutarı 

[23.526+(10.978.275-10.455.000)*‰10]

 

28.758,75 TL

12 Ödenecek toplam vergi tutarı (1.570,58+8.473,08+28.758,75) 38.802,41 TL

 

Belediyeden meskenin değerini gösterir belge alınacaktır

Mükellefler, mesken nitelikli taşınmazın belediyesinden alacakları bina vergi değerini (beyanname verilen yıl ve bir önceki yıla ilişkin) gösteren belgeyi beyannamelerine eklemek suretiyle, ilgili yılın Şubat ayının 20’nci günü sonuna kadar taşınmazın bulunduğu yer vergi dairesine vereceklerdir.

DKV Beyannamesi mükellef tarafından bizzat gönderilebileceği gibi SM, SMM ve YMM aracılığı ile de gönderilebilir.

Mükellefler beyannamelerini elektronik ortamda kendileri gönderebilecekleri gibi bağımsız çalışan Serbest Muhasebeci, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavirler ile sözleşme imzalamak suretiyle e-beyanname şeklinde de verebileceklerdir.

DKV elektronik ortamda gönderilirse vergi değerini gösterir yazılar vergi dairesine ayrıca verilecektir.

Beyannamenin elektronik ortamda verilmesi durumunda, beyannameye eklenecek bina vergi değerini gösteren belge, beyannamenin verildiği tarihi takip eden 15 gün içinde elden veya posta yoluyla ilgili vergi dairesine iletilir.

DKV Tabi birden fazla konutu olanlar tek beyanname verecektir.

Beyan edilmesi gereken birden fazla değerli konut vergisine tabi mesken nitelikli taşınmaza sahip olan mükellefler bu taşınmazların tamamı için Ek 1A kodlu/1 No.lu Değerli Konut Vergisi Beyannamesini kullanarak tek beyanname vereceklerdir.

Birden fazla meskeni olanların, muafiyet uygulanacak en düşük değerli tek meskenleri beyannameye dâhil edilmeyecek, bu meskene ilişkin bilgiler Ek 2A dilekçesi ile vergi dairesine bildirilecektir.

Beyana tabi gayrimenkullerin farklı yerlerde olması halinde, tüm bildirim vergi dairelerinden birine verilebilir.  

Aynı beyannamede beyan edilen taşınmazların farklı vergi dairelerinin yetki alanında bulunması durumunda beyanname, mükellefçe bu taşınmazların bulunduğu yer yetkili vergi dairelerinden herhangi birine verilebilir.

Hali hazırda vergi mükellefiyeti olanlar bağlı oldukları Vergi Dairesine bildirim yapacaktır.

Gelir veya kurumlar vergisi yönünden mükellefiyeti bulunan mükellefler değerli konut vergisi beyannamelerini bağlı bulundukları bu vergi dairelerine vereceklerdir.

Her yıl beyanname verilecek

İzleyen yıllar için mükellef tarafından aynı şekilde yıllık olarak beyanname verilmeye devam edilir. Her yıl için verilen beyannameye, beyannamenin verildiği yıl ve bir önceki yıla ilişkin bina vergi değerini gösteren belgenin eklenmesi zorunludur.

Yıl içinde kapsama girenlerin mükellefiyeti izleyen yılda başlayacak

Yıl içinde mükellefiyetin başlamasını gerektirecek durumun meydana gelmesi halinde mükellefiyet takip eden yıldan itibaren başlar, değerli konut vergisi beyannamesi de takip eden yılın Şubat ayının 20’nci günü sonuna kadar verilir.

Örneğin, değerli konut vergisine tabi mesken nitelikli taşınmazı 2020 yılı içerisinde satın alan kişinin mükellefiyeti takip eden yıldan itibaren başlayacak ve beyanname 2021 yılı Şubat ayının 20’nci günü sonuna kadar verilecektir (Hafta sonuna denk geldiği için 22 Şubat 2021)

Konuta hisse ile sahip olunması durumu

 ÖRNEK :

Mükellef (G), (H) ve (I) mesken nitelikli bir taşınmaza eşit oranlarda (1/3) paylı mülkiyet halinde maliktirler.

Söz konusu taşınmazın 2020 yılı bina vergi değeri 9.000.000 TL’dir.

Bina vergi değeri 2020 yılı için emlak Vergisi Kanunu’nda yer alan değer olan 5.000.000 TL’yi aştığı için değerli konut vergisi mükellefiyeti takip eden yıl olan 2021 yılı başından itibaren başlayacaktır. 

-Mükellef (G)’nin, söz konusu meskendeki hissesi dışında bu vergiye tabi üzerine kayıtlı mesken nitelikli başka bir taşınmazı bulunmamakta,

-Mükellef (H)’nin 2020 yılı bina vergi değeri 5.500.000 TL olan,

-Mükellef (I)’nın ise 2020 yılı bina vergi değeri 6.500.000 TL olan,

ikinci bir taşınmazı bulunmaktadır. 

-Mükellef (G), değerli konut vergisinin konusuna giren mesken nitelikli tek taşınmazı olduğu için 9.000.000 TL bina vergi değerli taşınmazdaki hissesine isabet eden vergiden, 1319 sayılı Kanunun 46 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereği muaf olacaktır.

-Mükellef (H)’nin 5.500.000 TL bina vergi değerli taşınmazı ile

-Mükellef (I)’nın 6.500.000 TL bina vergi değerli taşınmazı,

sahibi oldukları birden fazla mesken nitelikli taşınmazlardan bina vergi değeri en düşük değerli taşınmazlar olduğu için, anılan mükellefler bu taşınmazları ile ilgili olarak 1319 sayılı Kanunun 46 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereği vergiden muaf olup (Ek 2A) ile bildirimde bulunacaklardır. 

Söz konusu paylı mülkiyete tabi taşınmazın bina vergi değerinin, ilgili belediye tarafından 2021 yılı için 9.409.950 TL;

vergi tarifesinin ise değerli konut vergisine tabi mesken nitelikl taşınmazlardan değeri;

-5.227.000 TL ile 7.841.000 TL arasında olanlar (bu tutar dâhil)
5.227.000 TL’yi aşan kısmı için  (Binde 3)

-10.455.000 TL’ye kadar olanlar (bu tutar dâhil) 7.841.000 TL’si için 7.842 TL,
fazlası için (Binde 6)

-10.455.000 TL’den fazla olanlar 10.455.000 TL’si için 23.526 TL,
fazlası için  (Binde 10)

olarak uygulanacaktır.

Buna göre, söz konusu taşınmaza ilişkin 2021 yılının Şubat ayının 20’nci günü sonuna kadar (Hafta sonuna denk geldiği için 22 Şubat 2021) beyan edilip 1 Mart 2021 ve 31 Ağustos 2021 sonuna kadar iki eşit taksit halinde ödenecek değerli konut vergisi aşağıda belirtildiği şekilde hesaplanacaktır.

1 Bina vergi değeri (2021 yılı değeri) 9.409.950 TL
2 Değerli konut vergisi oranı Bina vergi değerinin 7.841.000 TL’si için 7.842, fazlası için ‰6
3 Hesaplanan vergi tutarı 

[7.842 + (9.409.950-7.841.000)*‰6]

17.255,70 TL
4 Mükellef (G) tarafından ödenecek vergi tutarı Muaf
5 Mükellef (H) tarafından ödenecek vergi tutarı (17.255,70/3) 5.751,90 TL
6 Mükellef (I) tarafından ödenecek vergi tutarı (17.255,70/3) 5.751,90 TL

 

Değerli Konut Vergisinden Muaf olanlar

Muaflıklar:

Aşağıda yazılı mesken nitelikli taşınmazlar, değerli konut vergisinden muaftır:

a) Genel ve özel bütçeli idarelerin, belediyelerin, üniversitelerin ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığının maliki veya intifa hakkına sahip olduğu mesken nitelikli taşınmazlar.

b) Türkiye sınırları içinde mesken nitelikli tek taşınmazı olanlar ile birden fazla mesken nitelikli taşınmazı bulunanların, değerli konut vergisi konusuna giren en düşük değerli mesken nitelikli tek taşınmazı (intifa hakkına sahip olunması hâli dâhil) (Bu hüküm, belirtilen kişilerin tek meskene hisse ile sahip olmaları hâlinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır.).

c) Yabancı devletlere ait olup elçilik ve konsolosluk olarak kullanılan mesken nitelikli taşınmazlar ile elçilerin ikametine mahsus mesken nitelikli taşınmazlar ve bunların müştemilatı (karşılıklı olmak şartıyla) ve merkezi Türkiye’de bulunan milletlerarası kuruluşlara, milletlerarası kuruluşların Türkiye’deki temsilciliklerine ait mesken nitelikli taşınmazlar.

ç) Esas faaliyet konusu bina inşası olanların işletmelerine kayıtlı bulunan ve henüz ilk satışa, devir ve temlike konu edilmemiş yeni inşa edilen mesken nitelikli taşınmazlar (arsa karşılığı inşaat işlerinde sözleşme gereği taahhüt işini üstlenen müteahhide kalan mesken nitelikli taşınmazlar dâhil) (bu taşınmazların kiraya verilmesi veya sair surette kullanılması hâlleri hariç).

  

Ali KARAKUŞ
15 Ocak 2021
İstanbul

 


Kaynaklar

1- Resmi Gazete, 7.12.2019 Tarih ve 30971-  7194 Sayılı “Dijital Hizmet Vergisi İle Bazı Kanunlarda Ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun

2- 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu

3- 15 Ocak 2021, 31365 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Değerli Konut Vergisi Uygulama Genel Tebliği

Devamını oku

İşten çıkartma yasağı ve cezası

1- Yasal dayanak

1- 4857 Sayılı İş Kanunu’na 16.4.2020 tarih ve 7244 Sayılı Kanun’un 9’ncu maddesi ile “Geçici Madde 10” eklendi. Bu maddede belirtilen “…4857 sayılı Kanunun 25 inci maddenin birinci fıkrasının (II) numaralı bendinde ve diğer kanunların ilgili hükümlerinde yer alan ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri sebepler, belirli süreli iş veya hizmet sözleşmelerinde sürenin sona ermesi, işyerinin herhangi bir sebeple kapanması ve faaliyetinin sona ermesi, ilgili mevzuatına göre yapılan her türlü hizmet alımları ile yapım işlerinde işin sona ermesi halleri dışında işveren tarafından feshedilemez…”

hüküm gereği bazı durumlarda iş sözleşmesinin değişiklik öncesinde olduğu gibi fesh edilebileceği belirtilmiş ancak bazı durumlarda iş sözleşmesinin fesih yasağı kapsamında olduğu belirtilmiştir.

4857 Sayılı İş Kanunu’nun Geçici Madde 10’un tam metni aşağıdaki gibidir.

Bu Kanunun kapsamında olup olmadığına bakılmaksızın her türlü iş veya hizmet sözleşmesi, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay süreyle 4857 sayılı Kanunun 25 inci maddenin birinci fıkrasının (II) numaralı bendinde ve diğer kanunların ilgili hükümlerinde yer alan ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri sebepler, belirli süreli iş veya hizmet sözleşmelerinde sürenin sona ermesi, işyerinin herhangi bir sebeple kapanması ve faaliyetinin sona ermesi, ilgili mevzuatına göre yapılan her türlü hizmet alımları ile yapım işlerinde işin sona ermesi halleri dışında işveren tarafından feshedilemez.

Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç aylık süreyi geçmemek üzere işveren işçiyi tamamen veya kısmen ücretsiz izne ayırabilir. Bu madde kapsamında ücretsiz izne ayrılmak, işçiye haklı nedene dayanarak sözleşmeyi fesih hakkı vermez.

Bu madde hükümlerine aykırı olarak iş sözleşmesini fesheden işveren veya işveren vekiline, sözleşmesi feshedilen her işçi için fiilin işlendiği tarihteki aylık brüt asgari ücret tutarında idari para cezası verilir.

Cumhurbaşkanı birinci ve ikinci fıkrada yer alan üç aylık süreleri her defasında en fazla üçer aylık sürelerle 30/6/2021 tarihine kadar uzatmaya yetkilidir.

İşverenin çalışanı hangi hallerde işten çıkartabileceğine, bir başka deyişle işten çıkartma yasağı kapsamında olmayan durumlar;

4857 Sayılı İş Kanunu Madde 25/II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri:

a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması.

b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması.

c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması.

d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması.

e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması.

f) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi.

g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi.

h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi.

ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması.

2- Yasağa aykırı işten çıkartmanın cezası nedir?

Geçici süre için uygulanacak değişiklik ile işverenin bazı durumlar haricinde çalışanı işten çıkartması yasaklandı. Yasak kapsamında olmasına rağmen işveren, çalışanı işten çıkartırsa 2.943 TL idari para cezası ödemek zorunda (2020 yılı için geçerli olan tutar). Ayrıca işyerinde yararlanılan KÇÖ’ler de iptal edilip cezası ile birlikte geri alınıyor. 

3- İşten çıkartma yasağı hangi tarihe kadar yürürlükte?

İşten çıkartma yasağı ilk olarak 17.4.2020-17.7.2020 tarihleri arasında 3 ay süreyle uygulandı. Ardından 2 kez 1’er ay şeklinde uzatıldı. Son olarak 4 Eylül 2020 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 2930 no.lu karar ile İşten çıkış yasağı  17 Kasım 2020 tarihine kadar uzatıldı. Son olarak 17 Ocak 2021 Tarihine uzatıldı.

(Yasada 30.06.2021’e kadar CB kararları ile uzatılabileceğine dair hüküm var.)

4- Ücretsiz izin için çalışanın onayı gerekiyor mu?

İşverenler işten çıkartmak istediği ancak çıkış yasağı kapsamına olduğu için idari para cezası nedeniyle iş akdini fesh etmek istemediği çalışanlarını ücretsiz izne ayırabilir. Bu özel duruma has olmak üzere çalışanı ücretsiz izne çıkartmak için çalışanın onayının alınması zorunluluğu yoktur. (Değişiklik öncesinde işveren ücretsiz izin için çalışanın onayını almak zorundaydı.)

5- Ücretsiz izne çıkartılan çalışana ne kadar nakdi ücret desteği ödeniyor?

İşveren tarafından ücretsiz izine gönderilen çalışana işsizlik fonundan bir ay için net 1.168 TL ödeme yapılmaktadır. Nakdi ücret desteğinin günlük tutarı 39,24 TL olup aylık olarak ödeme yapılmaktadır.

Nakdi ücret desteğinin brüt tutarı olan 1.177 TL’den 8.93 TL’lik damga vergisi düşüldükten sonra net 1.168 TL olarak ödeme yapılmaktadır.

Nakdi ücret desteğinde yararlanacak çalışanların bildirimi izleyen ayın üçüne kadar çalıştıkları işveren tarafından SGK’ya yapılmaktadır. Çalışanın bu kapsamdaki destek için bir işlem yapmasına gerek yoktur. Ücretsiz izinde olunan günler için işveren tarafından herhangi bir ücret, vergi ve SGK primi ödenmeyecektir.

6- İşten çıkartma yasağı kapsamına giren durumlar nelerdir?

Deneme süreli iş sözleşmesinin işverence feshi

Belirsiz süreli İş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi

Toplu işçi çıkarma

Diğer nedenler

Disiplin kurulu kararı ile fesih

İşveren tarafından zorunlu nedenlerle ve tutukluluk nedeniyle fesih

İşveren tarafından sağlık nedeni ile fesih

Borçlar Kanunu, Sendikala Kanunu, Grev ve Lokavt Kanunu kapsamında kendi istek ve kusuru dışında fesih

4046 sayılı Kanunun 21. maddesine göre özelleştirme nedeni ile fesih

İşyerinin devri, işin veye işyerinin niteliğinin değişmesi nedeniyle fesih

7- İşten çıkartma yasağı kapsamında olmayan durumlar nelerdir?

KOD / İşten çıkış nedeni

2- Deneme süreli iş sözleşmesinin işçi tarafından feshi

3- Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işçi tarafından feshi (istifa)

5- Belirli süreli iş sözleşmesinin sona ermesi

8- Emeklilik (yaşlılık) veya toptan ödeme nedeniyle

9- Malulen emeklilik nedeniyle

10- Ölüm

11- İş kazası sonucu ölüm

12- Askerlik

13- Kadın işçinin evlenmesi

14- Emeklilik için yaş dışında diğer şartların tamamlanması

16- Sözleşme sona ermeden sigortalının aynı işverene ait diğer işyerine nakli

17- İşyerinin kapanması

18- İşin sona ermesi

19- Mevsim bitimi (İş akdinin askıya alınması halinde kullanılır. Tekrar başlatılmayacaksa “4’’ nolu kod kullanılır)

20- Kampanya bitimi (İş akdinin askıya alınması halinde kullanılır. Tekrar başlatılmayacaksa “4’’ nolu kod kullanılır)

21- Statü değişikliği

23- İşçi tarafından zorunlu nedenle fesih

24- İşçi tarafından sağlık nedeniyle fesih

25- İşçi tarafından işverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışı nedeni ile fesih

29- İşveren tarafından işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışı nedeni ile fesih

30- Vize süresinin bitimi (İş akdinin askıya alınması halinde kullanılır. Tekrar başlamayacaksa “4” no.lu kod kullanılır).

33- Gazeteci tarafından sözleşmenin feshi

35- 6495 SK nedeniyle devlet memurluğuna geçenler

36- KHK ile işyerinin kapatılması

37- KHK ile kamu görevinden çıkarma

38- Doğum nedeniyle ayrılma

39- 696 KHK ile kamu işçiliğine geçiş

40- 696 KHK ile kamu işçiliğine geçirilmesi sebebiyle çıkış

41- Re’sen işten ayrılış bildirgesi düzenlenenler

8- Nakdi ücret desteği yerine Kısa Çalışma Ödeneğine başvuru yapılırsa çalışana daha fazla ödeme yapılır.

4447 Sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun Ek Madde -2 ile hüküm altına alınan Kısa Çalışma Ödeneği (KÇÖ) kapsamında işverenler tarafından şartları sağlayan çalışanlar için kuruma yapılacak bildirime istinaden çalışana son oniki aylık SGK primine esas kazançlarının günlük ortalamasının %60 oranında KÇÖ ödenecektir.

Ödemeler İşsizlik Fonundan karşılanmaktadır. Adı geçen Kanun maddesinde ödenen KÇÖ tutarlarının işsizlik sigortası ödeneğinden düşüleceği belirtilse de 30 Haziran 2020 tarih ve 31171 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 2706 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile bu kapsamda yapılan ödemelerin işsizlik ödeneğinden düşülmeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Yukarıdaki şekilde hesaplanan kısa çalışma ödeneği miktarı, 4857 sayılı Kanunun 39’uncu maddesine göre 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücretin brüt tutarının % 150’sini geçemez. Buna göre 2020 yılı için azami KÇÖ tutarı tamamen faaliyetin durdurulması halinde yapılacak ödemeler çalışan bazında her halükarda üst sınır olan 4.380,99 TL’yi aşamaz.

Farklı ücret tutarlarına göre KÇÖ tutarları aşağıdaki tabloda belirtilmiştir.

Kısa Çalışma Ödeneğine ilişkin 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun “Ek madde 2” tam metni aşağıda belirtilmiştir.

Kısa çalışma ve kısa çalışma ödeneği

Ek Madde 2 – (Ek: 15/5/2008-5763/18 md.; Değişik: 13/2/2011-6111/73 md.)

Genel ekonomik, sektörel veya bölgesel kriz ile zorlayıcı sebeplerle işyerindeki haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak önemli ölçüde azaltılması veya işyerinde faaliyetin tamamen veya kısmen geçici olarak durdurulması hallerinde, işyerinde üç ayı aşmamak üzere kısa çalışma yapılabilir.

Bu Kanuna göre sigortalı sayılan kişileri hizmet akdine tabi olarak çalıştıran işveren, kısa çalışma talebini, derhal gerekçeleri ile birlikte Türkiye İş Kurumuna, varsa toplu iş sözleşmesi tarafı sendikaya bir yazı ile bildirir. Talebin uygunluğunun belirlenmesine ilişkin usul ve esaslar, ilgili kurum ve kuruluşların da görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

Kısa çalışma halinde İşsizlik Sigortası Fonundan kısa çalışma ödeneği ödenir. İşçinin kısa çalışma ödeneğine hak kazanabilmesi için, hizmet akdinin feshi hariç işsizlik sigortası hak etme koşullarını yerine getirmesi gerekir. Günlük kısa çalışma ödeneği; sigortalının son oniki aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının % 60’ıdır. Bu şekilde hesaplanan kısa çalışma ödeneği miktarı, 4857 sayılı Kanunun 39 uncu maddesine göre 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücretin brüt tutarının % 150’sini geçemez. Kısa çalışma ödeneğinden yararlananlara ait sigorta primlerinin aktarılması ve sağlık hizmetlerinin sunulmasına ilişkin işlemler 5510 sayılı Kanunda belirtilen esaslar çerçevesinde yürütülür. Kısa çalışma ödeneği olarak yapılan ödemeler başlangıçta belirlenen işsizlik ödeneği süresinden düşülür.

Zorlayıcı sebeplerle kısa çalışma yapılması halinde, kısa çalışma ödeneği ödemeleri 4857 sayılı Kanunun 24 üncü maddesinin (III) numaralı bendinde ve aynı Kanunun 40 ıncı maddesinde öngörülen bir haftalık süreden sonra başlar.

Bu maddede yer alan kısa çalışma ödeneğinin süresini altı aya kadar uzatmaya ve işsizlik ödeneğinden mahsup edilip edilmeyeceğini belirlemeye cumhurbaşkanı yetkilidir. (1 ) işverenin hatalı bilgi ve belge vermesi nedeniyle yapılan fazla ödemeler, yasal faizi ile birlikte işverenden tahsil edilir.

Ali KARAKUŞ
İstanbul


KAYNAKLAR

1- Yeni Koronavirüs (Covıd-19) Salgınının Ekonomik Ve Sosyal Hayata Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 9’uncu maddesi –  17 Nisan 2020 CUMA 31102 Sayılı Resmi Gazete
2- 31 Temmuz 2020 Tarih ve 31202 Resmi Gazete’de yayınlanan 2811 sayılı CB Kararı
3- 4447 Sayılı İşsizlik Kanunu Ek Madde 2
4- 4857 Sayılı İş Kanunu Geçici 10’ncu madde
5- 4 Eylül 2020 Tarih ve 31234 Sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 2930 sayılı CB Kararı



Yasal Uyarı: Bu içerikte yer alan bilgi, görsel, tablolar, açıklama, yorum, analiz ve bir bütün olarak içeriğin tamamı sadece genel bilgilendirme amacıyla verilmiştir. Kişi veya kuruma özel profesyonel bir bilgilendirme ve yönlendirmede bulunma amacı güdülmemiştir. Konu ile benzerlik gösterse de her işletmenin kendi özel şartları nedeniyle farklı durumları olabilir. Bu nedenle, bu yazıda belirtilen içerikte yola çıkarak işletmenizi etkileyecek herhangi bir karar alıp uygulamaya geçmeden önce, uzmanına danışmanız menfaatiniz gereğidir. Karen Audit veya ilişkili olduğu kişi veya kurumlardan hiç biri, bu belgede yer alan bilgi, tablo, görsel, görüş ve diğer türdeki tüm içeriklerin özel veya resmi, gerçek veya tüzel kişi, kurum ve organizasyonlar tarafından kullanılması sonucunda ortaya çıkabilecek zarar veya ziyandan sorumlu değildir.


Devamını oku

Topraksız çiftçiye kiralık toprak verilecek, istemezse başka KİŞİ VEYA ŞİRKETLERE kiralama yapılabilecek

1- Hazine arazilerinde tarımsal faaliyet için kiralamada yeni dönem 16 Eylül 2020 tarihinde başladı

16 Eylül 2020 tarih ve 31246 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 31246 sayılı 400 sıra no.lu Milli Emlak Genel Tebliğ ile Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazlar ile Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerin tarımsal üretim yapılmak üzere, taşınmazın bulunduğu köy/mahalle nüfusuna kayıtlı olan veya o köyde/mahallede ikamet eden topraksız veya yeterli toprağı olmayan çiftçilere, bunların talep etmemesi halinde diğer gerçek veya tüzel kişilere kiraya verilmesine ilişkin usul ve esaslar belirlendi.

***TÜRKİYE’nin Toplam Tarım Alanı

2019 Sonu itibariyle TÜRKİYE’nin toplam tarım alanı 37.712 Bin Hektar olup (1 hektar= 10 Bin m2) 2001 yılında 40.967 Bin hektar olan tarım alanlarında yıllar itibariyle %8’e yakın bir azalma olmuş ve 37.712 Bin Hektara (Ha) gerilemiştir. (37.712.000 Ha)

Türkiye’nin karasal yüz ölçümü 769.632 Km2 olup hektar karşılığı 76.963.200 Ha’dır. Çayır ve mera arazisi olarak kullanılan 14.617.000 Hektarlık alan dışarı bırakıldığında Türkiye yüz ölçümünün %19’una yakın bir alanı faal olarak tarım amaçlı kullanılmaktadır.

37.712 Bin Hektar tarım arazisinin ne kadarının hangi tarımsal faaliyet için kullanıldığına ilişkin istatistiğe baktığımızda;

-Tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerin ekildi alan: 15.387 Ha (2001, 17917 Ha)

-Nadasa bırakılan alan 3.387 Ha (2001, 4.914 Ha)

-Sebze bahçeleri olarak kullanılmakta olan alan 790 Bin Ha (2001, 909 Ha)

-Süs bitkileri yetiştirilen alan 5 Ha

-Meyveler, içecek ve baharat bitkilerinin yetiştirildiği alan 3.525 Ha (2001, 2610 Ha)

-Çayır ve mera arazisi olarak kullanıla alan ise 14.617 Ha (2001, 16.617 Ha)

***Orman Alanı

Türkiye’nin orman kaplı alanı 22.470.297 Hektar olup, bunun yaklaşık %95’lik kısmı koru ormanı 5’lik kısmı ise baltalık ormandır.

2- Kiralama süresi 10 yıl olacak. Kiralamaya ilişkin genel esaslar;

1- Hazineye ait tarım arazileri bu Tebliğ kapsamında on yıl süreyle kiraya verilecek,

2- İlk yıl tahmini kira bedeli, taşınmazın rayiç bedelinin yüzde birbuçuğu olacak,

3- Hazineye ait tarım arazileri hak sahiplerine, 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 51’inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine göre pazarlık usulü ile kiraya verilecektir.

4- Düzenlenen kira sözleşmelerinin notere tasdik ve tescili zorunlu değildir,

5- Topraksız veya yeterli toprağı olmayan çiftçilere altmış dönüme kadar Hazine taşınmazı kiraya verilebilir. Yüzölçümü altmış dönümden fazla olan taşınmazlar krokisinde ulaşım yolu da gösterilerek altmış dönümü geçmeyecek şekilde bölümler halinde kiraya verilebilir.

6- Topraksız veya yeterli toprağı olmayan çiftçiler bu Tebliğ kapsamında sadece bir kez hak sahibi olabilirler.

7- Topraksız veya yeterli toprağı olmayan çiftçilere kiraya verilmek üzere ilan edilen taşınmazlara yeterli sayıda başvuruda bulunulmaması durumunda, söz konusu taşınmazlar topraksız veya yeterli toprağı olmayan çiftçilerin dışında kalan gerçek veya tüzel kişilere kiraya verilebilir.

3- Kiracılarda aranacak şartlar

Hazineye ait tarım arazileri, tarımsal üretim yapılmak amacıyla taşınmazın bulunduğu;

a) Köy/mahalle nüfusuna kayıtlı olan ve o köyde/mahallede ikamet eden,

b) Köy/mahalle nüfusuna kayıtlı olmamakla birlikte en az üç yıl süreyle o köyde/mahallede ikamet eden,

c) Köy/mahalle nüfusuna kayıtlı olan ancak o köyde/mahallede ikamet etmeyen,

topraksız veya yeterli toprağı olmayan çiftçilere kiraya verilebilir.

4- Taşınmazları çiftçi talep edebilecek, eşit ölçüde olacak, internet sayfasında 20 gün ilan edilecek, muhtarlığa bildirilecek.

Çiftçi talep edebilecek

-Kiraya verilebilecek Hazine taşınmazları, re’sen veya talep üzerine İdarece belirlenir ve bu taşınmazlara ilişkin bilgi ve belgeler Valiliklerce (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) Bakanlığa gönderilir.

Kiralama eşit ölçülerde yapılmaya gayret edilecek

Taşınmazlar, yöresel özellikler de dikkate alınarak aynı köy veya mahallede mümkün olduğunca eşit yüzölçümde olacak şekilde; yüzölçümü altmış dönümden daha az olanlar grup olarak, fazla olanlar ise altmış dönümü geçmeyecek şekilde bölümler halinde kiralamaya konu edilir.

İnternet sayfasında 20 gün süreyle ilan edilecek

Bakanlıkça kiraya verilmesi uygun görülen taşınmazlar, İdarenin internet sayfasında ve hükümet konaklarında yirmi gün süreyle ilan edilir. Bu taşınmazlara ilişkin bilgiler çiftçilere duyurulmak üzere Tarım İdaresine de gönderilir.

Muhtarlık ve ziraat odalarına da bildirilecek

Ayrıca, ilan edilen taşınmazlar ilgili muhtarlık ile ziraat odalarına da bildirilir. İlan edilen bu taşınmazlardan köy ve belde sınırları içerisinde bulunanlar aynı süre içerisinde ilgili köy ve beldede uygun görülen vasıtalarla duyurulur. 

5- Başvuru ve değerlendirme nasıl olacak?

Çiftçiler kiralama talep formu ile başvuru yapacaklar

-İdarece ilan edilen Hazineye ait tarım arazileri üzerinde tarımsal üretim yapmak isteyen çiftçiler, Tebliğin Ek-1’inde yer alan Tarım Arazisi Kiralama Talep Formunu eksiksiz olarak doldurarak ilan süresi içerisinde İdareye başvururlar.

Başvurular 5 gün içinde değerlendirilecek

-Başvuru formları İdarece, başvuru süresinin bitiminden itibaren en geç beş iş günü içerisinde değerlendirilir. Yapılan değerlendirmede ilan tarihinde geçerli olan mülkiyet ve ikamet durumu dikkate alınır.

Başvuru sahibi araştırılacak puanlama yapılacak

-Her başvuru sahibi için; nüfus kaydı, ikamet, arazi varlığı, medeni durumu ve aile nüfusu bilgileri Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi (MERNİS) ve Tapu ve Kadastro Bilgi Sisteminde (TAKBİS) yer alan bilgiler de kontrol edilmek suretiyle incelenerek başvuru sahibine ilişkin puanlama işlemi yapılır. MERNİS ve TAKBİS’ten alınan belgeler de eklenmek suretiyle Tebliğin Ek-2’sinde yer alan Başvuruların Öncelik Açısından Değerlendirilme Formu düzenlenir. Puanların eşitliği halinde, Ek-2’de yer alan kriterlerden “Arazi varlığı” na ilişkin ikinci bölüm puanlaması esas alınır. Bu puanların da eşitliği halinde sırasıyla Ek-2’de yer alan 1 ve 3 üncü bölümlerin puanı dikkate alınır. Tüm puanlardaki eşitlik halinde kuraya başvurulur.

Her bir başvuru sahibi için düzenlenen Form esas alınarak Tebliğin Ek-3’ünde yer alan Başvuru Sıralama Formu doldurularak en yüksek puanı alandan başlamak üzere başvuru sahipleri sıralanır. Bu Formlar emlak/milli emlak müdürü tarafından onaylanacak.

6- Hak sahipliğinin belirlenmesi

Puanlama sonrası kiralama kura ile yapılacak

İlan edilen Hazineye ait tarım arazilerinin hangi başvuru sahibine kiraya verileceği kura usulüyle belirlenir.

Başvuru sıralama listesi dikkate alınarak en yüksek puanı alandan başlamak üzere, ilan edilen taşınmaz/bölüm sayısı kadar başvuru sahibi değerlendirme süresinin bitiminden itibaren en geç onbeş gün içerisinde kura çekimine davet edilir. Emlak/milli emlak müdürü, müdür yardımcısı, bir milli emlak uzmanı veya memur ile Tarım İdaresinden bir ziraat mühendisinden oluşan komisyon tarafından en yüksek puanı alandan başlamak üzere kura çekimi yapılarak taşınmazlara ilişkin hak sahipleri belirlenir.

Kura sonucu, tutanak düzenlenerek komisyon tarafından karara bağlanır ve ita (verme) amirince onaylanır.

Kiraya verilecek taşınmaz bölüm sayısında az olursa idare ne yapacak?

Başvuru sayısının kiraya verilecek taşınmaz/bölüm sayısından daha az olması durumunda, İdarece başvuru sayısı kadar belirlenecek taşınmaz kuraya dahil edilir.

7- Köylü istemezse diğer gerçek ve tüzel kişilere kiraya verilmenin şartları nedir?

Çiftçi istemezse diğer kişilere yüzölçüm sınırlaması olmaksızın kiralama yapılabilecek!

Topraksız veya yeterli toprağı olmayan çiftçilere kiraya verilmek üzere ilan edilen ancak kiralama talebinde bulunulmayan Hazine taşınmazları, tarımsal üretim yapılmak amacıyla;

a) Köy/mahalle nüfusuna kayıtlı olan ve o köyde/mahallede ikamet eden,

b) Köy/mahalle nüfusuna kayıtlı olmamakla birlikte en az üç yıl süreyle o köyde/mahallede ikamet eden,

c) Köy/mahalle nüfusuna kayıtlı olan ancak o köyde/mahallede ikamet etmeyen,

dışında kalan gerçek veya tüzel kişilere kiraya verilmek üzere yüzölçüm sınırlaması olmaksızın 7’nci madde kapsamında yeniden ilan edilir.

Diğer kişilerin başvuru işlemleri Ek-4 ile olacak

İlan edilen Hazine taşınmazlarını kiralamak isteyen gerçek veya tüzel kişiler Tebliğin Ek-4’ünde yer alan Tarım Arazisi Kiralama Talep Formunu eksiksiz olarak doldurarak ekleriyle birlikte, ilan süresi içerisinde İdareye başvurur. Başvuru süresi sona erdikten sonra bilgi ve belge kabul edilmez.

Başvurular 3 iş günü içinde değerlendirme için Tarım idaresine gönderilecek

İdarece alınan başvuru formları ve eki belgeler, her bir taşınmaz için oluşturulan dosyalar halinde hak sahipliği belirlenmek üzere başvuru süresinin bitiminden itibaren en geç üç iş günü içerisinde ilgili Tarım İdaresine gönderilir.

Tarım İdaresi bu Tebliğin Ek-5’inde yer alan Başvuruların Öncelik Açısından Değerlendirilme Formunda belirtilen kriterlere göre öncelik sıralaması açısından değerlendirme yaparak hak sahibini belirler. Yapılan bu değerlendirmede puanların eşitliği halinde, Ek-5’te yer alan kriterlerden başvuru sahibine ilişkin birinci bölüm puanlaması esas alınır. Bu puanların da eşitliği halinde sırasıyla Ek-5’te yer alan diğer bölümlerin puanı dikkate alınır. Tüm puanlardaki eşitlik halinde kuraya başvurulur ve Tebliğin Ek-6’sında yer alan Başvuru Sıralama Formu doldurularak başvuru sıralama listesi oluşturulur.

Değerlendirme 30 gün içinde yapılacak

Tarım İdaresi başvuruları en geç 30 gün içerisinde değerlendirerek sonucunu İdareye bildirir.

8- Kira süresi 10 yıl olacak bitiminde 10 yıl daha uzatılabilecek

Kira sözleşmeleri on yıl süreyle düzenlenir. Sözleşmenin başlama ve bitiş tarihleri, mümkün olduğu hallerde ekim ve hasat dönemleri dikkate alınarak tespit edilir.

Kira süresi sonunda yükümlülüklerini yerine getirdiği tespit edilen ve talepte bulunan kiracıların kira süresi, kontrol ekibinin uygunluk raporu üzerine yeniden bedel belirlenmek suretiyle İdarece on yıl daha uzatılabilir. 

9- Pazarlık usulü uygulanacak

Hazineye ait tarım arazileri hak sahiplerine, pazarlık usulü ile kiraya verilecek,

Hak sahibine tebligat ile bilgi verilecek

Hak sahiplerine kira bedeli, kira süresi, ödeme koşulları, ödeme süresi, kira bedelinin yatırılacağı yer, sözleşme giderleri (vergi, resim, harçları ve diğer giderler) ve benzeri bilgiler tebligat ile bildirilecek,

Verilen süresi içinde kira bedeli ödenecek ve sözleşme düzenlenecek

İdarece verilen süre içerisinde hak sahibinin ödemesi gereken kira bedeli ile sözleşme giderlerini (vergi, resim, harçları ve diğer giderler) ödemesi ve varsa diğer yükümlülükleri yerine getirmesini müteakip kira sözleşmesi düzenlenir.

Kira bedeli peşin veya 1 peşin kalanı faizsiz olmak üzere üçer ayda 3 taksitte ödenecek,

İlk yıl kira bedeli hak sahipliğine ilişkin kararın müşteriye tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde peşin olarak veya aynı süre içerisinde faiz uygulanmaksızın dörtte biri peşin, kalanı üçer aylık dönemler hâlinde üç eşit taksitle, müteakip yıllar kira bedelleri ise, peşin veya üçer aylık dönemler hâlinde dört eşit taksitle ödenebilir. Ancak, talep edilmesi halinde, peşinatın dışında kalan kira bedelleri aynı yıl kira dönemi içinde olmak kaydıyla tek seferde de ödenebilir.

Kira bedelinin üst üste iki yıl ödenmemesi halinde

Mücbir sebep halleri dışında, üst üste iki yıllık kira bedelinin ödenmemesi halinde yapılacak tebligat ile otuz gün içerisinde bu bedellerin ödenmesi istenir. Bu süre içerisinde de ödenmemesi durumunda kira sözleşmesi fesh edilir.

Kira bedeli her yıl Tarım ÜFE oranında artırılır

Bir yıldan uzun süreli kira sözleşmelerinde müteakip yıllar kira bedelleri, Türkiye İstatistik Kurumunca yayımlanan Tarım Ürünleri Üretici Fiyatları Endeksi (Tarım ÜFE – oniki aylık ortalamalara göre yüzde değişim) oranında arttırılır.

Süresinde ödenmeyen kira bedellerine gecikme faizi uygulanır.

Süresi içinde ödenmeyen kira ve kullanım bedelleri ile diğer alacaklara, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen oranda gecikme faizi uygulanır.

Kiraya verme işlemlerinde, Yönetmelik ekinde yer alan Kira Şartnamesi ve Kira Sözleşmesi düzenlenir. Ancak, düzenlenecek Kira Şartnamesi ve Kira Sözleşmesine Tebliğin Ek-8’inde yer alan Özel Şartlar ayrıca eklenir.

Eski ve yeni kiralama arasındaki ödenmeyen ara sürenin kirası ayrıca hesaplanır

Kira süresinin sona ermesi nedeniyle kiracısı tarafından yeniden kiralama talebinde bulunulan taşınmazların, aynı kiracısına kiraya verilinceye kadar geçen süre içindeki kullanımı için, yeni sözleşmede öngörülen bedel üzerinden kullanım bedeli tahsil edilir.

Kira sözleşmesi fesh edilenlerden tahliyelerine kadar ecrimisil talep edilir.

Kira sözleşmesi feshedilen, kiralama talebinde bulunmakla beraber kiraya verilmesi uygun görülmeyen veya yeniden kiralama talebinde bulunulmayan taşınmazların tahliyeleri sağlanıncaya kadar geçen süre içindeki kullanımlar nedeniyle ecrimisil tespit ve takdir edilir.

10- Taşınmazın teslimi

15 gün içinde hak sahibine tutanak ile teslim edilecek

Kiraya verilecek taşınmaz, İdarece sözleşme tarihinden itibaren onbeş gün içinde üzerindeki muhdesat ve müştemilat da gösterilmek suretiyle mahallinde tanzim edilecek tutanakla kiracısına teslim edilir.

Teslim tutanağı üç nüsha olarak düzenlenir. Tutanağın bir nüshası kiracıya verilir, bir nüshası Tarım İdaresine gönderilir, diğer nüshası ise dosyasında saklanır.

6 ay içinde faaliyet başlanacak

Kiracı, kiralama amacına uygun olarak en fazla altı ay içerisinde faaliyete başlamak zorundadır.

Kullanım kiralama amacına uygun olmalıdır.

Teslim edilen taşınmazın üzerinde kiracı tarafından kiralama amacına ve bu Tebliğ hükümlerine uygun olarak faaliyette bulunulması esastır.

11- Denetim

Kontrol ekipleri yıllık denetim yapacak

Kontrol ekipleri tarafından, başvuru şartlarına ve kira sözleşmesine uygun faaliyette bulunup bulunulmadığı yıllık olarak denetlenir.

Aykırılık varsa 90 gün içinde giderilmesi istenecek

Kontrol ekibi tarafından gerçekleştirilen inceleme, tespit veya yılda bir defa yapılan kontroller rapora bağlanır. Bu raporda, başvuruda belirtilen faaliyetlere, kira sözleşmesinde belirtilen şartlara veya bu Tebliğ hükümlerine aykırılığın olup olmadığı ile bu aykırılıkların doksan günü geçmemek üzere verilecek süre ile giderilip giderilemeyeceği belirtilir. İdarece, kontrol ekibi raporunda belirtilen sürede aykırılıkların giderilmesi gerektiği kiracıya bildirilir. Verilen süre içerisinde, aykırılıkların kiracı tarafından giderilmemesi halinde, Tebliğin 16’ncı maddenin üçüncü fıkrasına göre İdarece işlem tesis edilecek.

Arazi üstüne sabit yapı ve tesis inşa edilemeyecek

Kiraya verilen taşınmazlar kiralama amacı dışında kullanılamaz, üzerlerinde hiçbir şekilde sabit yapı ve tesis inşa edilemez.

Tarım İdaresi veya İdarece uygun görülen zamanlarda da ayrıca denetim yapılabilecek.

Kira sözleşmeleri DEVİR EDİLEMEYECEK, Ortak alınamayacak…

Tebliğ kapsamında düzenlenen kira sözleşmeleri devredilemez ve bu sözleşmelere ortak alınamaz. Kiracı, kiraya verilen yeri genişletemez, değiştiremez, amacı dışında kullanamaz ve başkasına kiraya veremez.

12- Hangi hallerde sözleşme iptal edilecek?

Tarımsal amaç dışında kullanım tebligata gerek kalmadan fesih edilecek

Kiraya verilen Hazineye ait tarım arazilerinin tarımsal amaçla kullanılması zorunludur. Amaç dışı kullanımın tespit edilmesi halinde tebligat yapmaya gerek kalmaksızın sözleşme feshedilir.

Kamu hizmet zaruriyeti doğması halinde sözleşme tek taraflı tazminatsız fesih edilebilecek

Kiraya verilen taşınmaza, kira sözleşmesinin sona ermesinden önce, kamu kurum ve kuruluşları tarafından; kamu hizmetlerinin yürütülebilmesi için zorunlu olarak ihtiyaç duyulması veya taşınmazın özel kanunlar gereğince değerlendirilmesinin talep edilmesi halinde, sözleşme İdarece tazminat alınmaksızın tek taraflı olarak feshedilir. Kiracı hasat sezonu dikkate alınmak suretiyle yapılacak tebligatı takip eden onbeş gün içerisinde taşınmazı tahliye eder.

Kontrol ekibi tarafından yapılan denetim sonucunda faaliyetin uygun yürütülmemesi ve kontrol ekibince verilen süre içerisinde aykırılıkların giderilmemesi hallerinde, sözleşme feshedilir ve taşınmazın tahliyesi sağlanır.

Yasak kapsamındaki yerlerin kiraya verildiği anlaşılırsa idare sözleşmeyi iptal edebilir

Kiraya verme işleminden sonra kiraya verilemeyecek yerlerden olduğu anlaşılan taşınmazların ilgili kurumlarca tahsisi veya devrinin talep edilmesi halinde yapılan sözleşmeler İdare tarafından tek taraflı olarak feshedilir.

Kiracının fesih talebinde bulunması halinde sözleşmenin iptali

Kiracının; fesih talebinde bulunması, kira dönemi sona ermeden faaliyetini durdurması, taahhüdünü sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi Denetim ile tespit edilmişse kira sözleşmesi, Devlet İhale Kanununun 62’nci maddesine göre tebligat yapmaya gerek kalmaksızın İdarece tazminat alınmaksızın feshedilir. Taşınmazın kiracı tarafından rızaen tahliye edilmemesi hâlinde, Kanunun 75 inci maddesi ile Yönetmelik hükümlerine göre hasat sezonuna müteakip tahliye edilir.

Kiralanan yeri olduğu bölgede Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi kurulması halinde sözleşme iptali edilebilir ve hasat sonrası tahliye edilir,

Kiraya verilen taşınmazların bulunduğu alanda Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi kurulması talebi olması halinde, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından tüzel kişilik kazandırılmasını müteakip onaylı TDİOSB sınırı içerisinde kiraya verilen taşınmazlara ilişkin sözleşmeler İdare tarafından tek taraflı olarak feshedilir ve taşınmazlar hasat sezonuna müteakip tahliye edilir.

13- Uygulamanın başlama tarihi

Tebliğ yayımlandığı gün olan 16 Eylül 2020 tarihi itibariyle yürürlüğe girdi ve düzenleme hayata geçirildi. Tebliğ’deki hükümleri Çevre ve Şehircilik Bakanı yürütmeye yetkili kılındı.

Tebliğ Ekleri için tıklayınız.

14- TÜRKİYE’deki traktör ve biçerdöver sayısı 

2019 Sonu itibariyle TÜRKİYE’de 1.354.912 adet traktör ve 17.190 adet biçerdöver vardır.

TÜİK’in yayınladığı 2001 verilerine göre bu tutarlar 2001 yılında sırasıyla; 948.416, 12.053’tür.

15- Yıllar itibariyle Türkiye’deki tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerin alan ve üretim miktarları (Seçilmiş ürünlerde)

2019 yılı itibariyle Türkiye’nin tahıl ve diğer bitkisel ürünlerinin üretildiği alan ve üretim miktarları (seçilmiş ürünlerde) aşağıda belirtilmiştir.(Kaynak: TÜİK)

15.1 Ekilen Alan (Dekar=Halk arasında Dönüm) (1 Dekar= 1.000 m2)

Buğday: 68.463.271

Arpa: 28.690.715

Mısır: 6.388.287

Ayçiçeği: 7.526.318

Pamuk (Kütlü): 4.778.681

Şekerpancarı: 3.101.000*

15.2 Üretim Miktarı (Ton) (1 Ton= 1.000 Kg)

Buğday: 19.000.000

Arpa: 7.600.000

Mısır: 6.000.000

Ayçiçeği: 2.100.000

Pamuk (Kütlü): 2.200.000

Şekerpancarı: 18.085.528*

 

16- Meyveler, içecek ve baharat bitkilerin üretim miktarları (Seçilmiş ürünlerde), 2001-2019

Meyveler, içecek ve baharat bitkilerin üretim miktarları (Seçilmiş ürünlerde) yıllar itibariyle aşağıdaki tabloda gösterilmiş olup, 2019 yılı bazı ürünlerdeki üretim miktarları; (Kaynak: TÜİK)

Üzüm, 4.100.000 Ton,

Elma, 3.618.752 Ton

Zeytin, 1.525.000 Ton,

Portakal, 1.700.000 Ton

Fondık, 776.046 Ton,

Çay, 1.450.00 Ton

17-  Türkiye’deki organik bitkisel üretim miktarları 2005-2018

Bilindiği üzere organik tarım ürünlerine  gün geçtikçe talep artmaktadır. 2018 Yılında 79.563 çiftçi tarafından 626.885 Hektar alanda, 213 ayrı üründe 2.371.612 ton Organik bitkisel üretim yapılmıştır. (2005 yılı verileri sırasıyla, 14.401 çiftçi, 203.811 Hektar, 205 ürün, 421.934 Ton)

Bahsi geçen kriterler bazında yıl bazındaki istatistikler aşağıdaki tabloda gösterilmiştir. (Kaynak: TÜİK)

18-  Sebzelerin üretim miktarları (Seçilmiş Ürünlerde), 2001-2019

Sebzelerin üretim miktarlarına ilişkin verilere bakıldığında Türkiye’de 12.840.990 Ton ile Domates’in üretim miktarı ile açık ara ilk sırada olduğu görülmektedir. Diğer ürünler üretim miktarına göre sırasıyla;

Karpuz: 3.870.515 Ton

Kuru Soğan: 2.200.000 Ton

Hıyar: 1.916.645 Ton

Kavun: 1.777.059 Ton

Belirtilen ürünlerin yıllar itibariyle üretim miktarları (ton) aşağıdaki tabloda belirtilmiştir. (Kaynak: TÜİK)

19- Dünya’daki tarım ürünleri üretimi sıralamasında Türkiye’nin listeye girdiği ürünler;

1-KİRAZ üretiminde Dünyanın en büyük üreticisi Türkiye (İkici sırada ABD)

2- FINDIK üretiminde Dünyanın en büyük üreticisi Türkiye (İkici sırada İtalya)

3- KARPUZ üretiminde Dünyada ikinci en büyük üretici Türkiye (birinci sıradaki ülke Çin)

4- SALATALIK üretiminde Dünyada ikinci en büyük üretici Türkiye (birinci sıradaki ülke Çin)

————————————————————————————————————
Ali KARAKUŞ
İstanbul
16.9.2020

 

KAYNAKLAR

1- 400 Sıra No.lu Milli Emlak Genel Tebliği (16.9.2020 Tarih ve 31246 no.lu Resmi Gazete) https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2020/09/20200916-3.htm

2- 2886 no.lu Devlet İhale Kanunu (10.9.1983 18161 no.lu Resmi Gazete)  https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.2886.pdf

3- TÜİK – Tarım İstatistikleri http://www.tuik.gov.tr/UstMenu.do?metod=temelist

4- Alan ölçü birimi hektar hakkında bilgi – Wikipedia https://tr.wikipedia.org/wiki/Hektar

5- Alan ölçü birimi dekar (dönüm) hakkında bilgi – Wikipedia https://tr.wikipedia.org/wiki/Dekar

6- T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı



Yasal Uyarı: Bu içerikte yer alan bilgi, görsel, tablolar, açıklama, yorum, analiz ve bir bütün olarak içeriğin tamamı sadece genel bilgilendirme amacıyla verilmiştir. Kişi veya kuruma özel profesyonel bir bilgilendirme ve yönlendirmede bulunma amacı güdülmemiştir. Konu ile benzerlik gösterse de her işletmenin kendi özel şartları nedeniyle farklı durumları olabilir. Bu nedenle, bu yazıda belirtilen içerikte yola çıkarak işletmenizi etkileyecek herhangi bir karar alıp uygulamaya geçmeden önce, uzmanına danışmanız menfaatiniz gereğidir. Karen Audit veya ilişkili olduğu kişi veya kurumlardan hiç biri, bu belgede yer alan bilgi, tablo, görsel, görüş ve diğer türdeki tüm içeriklerin özel veya resmi, gerçek veya tüzel kişi, kurum ve organizasyonlar tarafından kullanılması sonucunda ortaya çıkabilecek zarar veya ziyandan sorumlu değildir.


Devamını oku

2020 Mart Ayında, 2019 yılında elde edilen Kira Gelirleri nasıl beyan edilecek?

2020 Mart Ayında beyan edilecek (2019 yılına ait) Kira Gelirlerine ilişkin açıklamalar

 


1- Kira Gelirinin Kapsamı

Arazi, bina, haklar, motorlu taşıtlar ve Gelir Vergisi Kanunu’nun 70. maddesinde detaylı bir şekilde sayılan mal ve hakların kiraya verilmesinden elde edilen gelirler Gayri Menkul Sermaye İradı (Kira Geliri) olarak adlandırılmaktadır.

2- Kira Gelirleri için Beyanname Verme Süresi ve Ödeme Tarihleri

2019 yılı içinde konut ve/veya  işyeri kira gelirleri elde edenlerin, bu gelirleri için 31 Mart 2020 –  Çarşamba günü mesai saati bitimine kadar, (İnternetten verenler için 23:59) ikametgah adreslerinin bağlı olduğu vergi dairesine, (yurtdışında ikamet edenler, kira gelirinin elde edildiği gayrimenkulün adresinin bağlı olduğu vergi dairesine) elden veya internet üzerinden beyannamelerini göndermeleri gerekmektedir.

Tahakkuk Eden Toplam GMSİ – Gelir Vergisinin
1. taksiti 31.03.2020 Salı, 
2. taksiti ise 31.07.2020 Cuma gününe kadar banka veya bağlı olunan vergi daireleri veznelerinden ödenebilir.

Sadece Kira geliri elde eden 60 yaş ve üzeri mükellefler ile engelli mükelleflerden, yaşlılığı, sakatlığı veya hastalığı nedeniyle vergi dairesine gidemeyecek durumda olanlar, Maliye’nin 444 0 189 numaralı telefonunu arayarak, adını, soyadını ve adres bilgilerini vermeleri halinde vergi dairesi görevlileri bu kişilerin adreslerine giderek beyannameleri alacak ve bu durumdaki kişilerin işlemlerini yapacaklardır.

3- Hangi Yılların Kira Gelirleri için 25 Mart 2020 Tarihine kadar Beyanname Verilecektir

2019 Yılı ve daha önceki dönemlere ait olup, 2019 yılı içerisinde tahsil edilen kira gelirleri 2019 yılı kira gelirleri ile birlikte 31 Mart 2020 tarihine kadar beyan edilecektir.

Örnek; 2017, 2018 ve 2019 Yıllarına ait kira bedellerinin 2019 yılı içerisinde tahsil edilmesi halinde üç yıla ait kira bedeli toplamı 31 Mart 2020 tarihinde birlikte beyan edilecektir.

2019 ve sonraki yıllara ait kira bedellerinin, 2019 yılı veya daha önceki yıllarda peşin olarak tahsil edilmiş olması halinde, her yılın kira bedeli ait olduğu yılda beyan edilecektir.

Örnek; 2019 yılı içinde 2019-2020-2021 yıllarına ait olan, 3 yıllık kira bedelinin peşinen tahsil edilmesi halinde;
1- 2019 Yılı Kira Geliri          31.03.2020 tarihinde
2- 2020 Yılı Kira Geliri          31.03.2021 tarihinde (Değişiklik olmaması halinde)
3- 2021 Yılı Kira Geliri          31.03.2022 tarihinde (Değişiklik olmaması halinde)

beyan edilecektir.

4- Kira Bedellerinin Tahsil Türleri ve Kanuni Zorunluluklar

Kira Bedelleri; Nakden (TL),  Havale yoluyla ve ayni olarak (Emsal bedel uygulanır) tahsil edilebilir.

Kiralanan yer için yapılan masrafın kiradan düşülerek tahsil edilmesi halinde kira bedelinin tam beyan edilmesi gerekmektedir.

Önceki dönemlerde dövizli tahsil edilen kira bedelleri, tahsil günündeki T.C. Merkez Bankası döviz alış kuru esas alınarak TL’ye çevrilir. Belirlenen Döviz’in T.C. Merkez Bankasında karşılığı yoksa Maliye Bakanlığı’nın belirlediği değerleme kuru ile değerlenir. (Kira bedellerinin döviz veya dövize endeksli yapılamayacağına dair hükümler saklıdır)

Konutlarda 500 TL’nin üstündeki kiraların, İşyerlerinde ise tutarı ne olursa olsun tüm kira bedellerinin 01.11.2008 tarihinden itibaren 268 sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliğine göre banka veya PTT’den yatırılma zorunluluğu getirilmiştir.

Konutlarda uygulanan 500 TL’lik sınır her konut için ayrı ayrı uygulanacaktır. Bir kişinin sahibi olduğu ve mesken olarak kiraya verdiği iki gayrimenkulden birinin aylık kirasının 400 diğerinin 600 TL olduğu varsayılırsa, ev sahibinin sadece 600 TL olan konut için kira bedelini Banka’dan veya PTT’den tahsil etme zorunluluğu olup, 400 TL kirası olan konutun kirasını isterse elden nakit olarak da alabilecektir.

Tebliğlerle yapılan düzenlemelere göre bankadan ödeme/tahsil edilme kapsamına girenlerde, İŞYERİ KİRALARINDA KİRACI ve KİRAYA VEREN, KONUT KİRALARINDA İSE EV SAHİBİ sorumlu olacaktır.

Ceza Uygulaması; Vergi Usul Kanununun mükerrer 355 inci maddesinde yer alan hüküm uyarınca, mükerrer 257’nci maddeyle getirilen zorunluluklara uymayanlara özel usulsüzlük cezası kesilmesi gerekmektedir. Anılan madde uyarınca bu Tebliğ ile 1/11/2008 tarihinden itibaren getirilen zorunluluklara uymayanlara kesilecek ceza,

2019 yılı için;

-Birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı hakkında 1.900 TL’den,
-İkinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basit usulde  tespit edilenler hakkında 980 TL’den,
-Yukarıda yazılı bulunanlar dışında kalanlar hakkında 490 TL’den az olmamak üzere her bir işlem için bu işleme konu tutarın%5’idir.

2020 yılı için;

-Birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı hakkında 2.300 TL’den,
-İkinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basit usulde  tespit edilenler hakkında 1.200 TL’den,
-Yukarıda yazılı bulunanlar dışında kalanlar hakkında 600 TL’den az olmamak üzere her bir işlem için bu işleme konu tutarın %5’idir.

5- İşyeri Kira Gelirlerine Hangi Oranda Tevkifat uygulanacaktır?

İşyerleri, mülk sahibine yaptıkları kira ödemelerinden, %20 oranında gelir vergisi kesintisi yaparak, mülk sahipleri adına, kendi bağlı oldukları vergi dairesine muhtasar beyanname ile beyan etmek zorundadırlar.

Mülk sahipleri, işyerlerinden elde ettikleri kira gelirlerini Brüt olarak beyan edecekler,  kiracılar tarafından ödenen gelir vergisi kesintilerini de kendi gelir vergilerinden indireceklerdir. Kiracılar tarafından peşin ödenen sonraki yıllara ait kira bedelleri için de ödemenin yapıldığı ayda gelir vergisi kesintisi yapılacaktır.

İşyeri olarak kullanmak amacıyla kiraladıkları yerlerden gelir vergisi kesintisi yapmak zorunda olanlar Gelir Vergisi Kanununun 94’üncü maddesinde detaylı olarak belirtilmiştir.

6- Kira Geliri Beyanname Verme Sınırları

Gelirinin sadece Gayrimenkul Sermaye İradından ibaret olması halinde;
2019 Yılı içinde elde edilen KONUT Kira gelirleri istisnası olan 5.400 TL’yi aşanlar, (Kira Geliri Beyan edilmez veya eksik beyan edilirse bu istisnadan yararlanılamaz)

İşyeri kira geliri elde edenlerden, Brüt kira geliri 40.000 TL’yi aşanlar, (Gelir Vergisi Kesintisi yapılanlar)

Konut ve İşyeri kira gelirinin birlikte elde edilmesi halinde; konut kira gelirinin istisna haddi sonrası kalan tutarı (5.400 TL üzeri) ile işyeri kira gelirinin brüt tutarının toplanması sonucu bulunan tutarın 40.000 TL’yi aşması halinde iki gelir de beyan edilecektir. Aşmaması halinde sadece konut kira gelir beyan edilecektir.

7- Yurt Dışında bulunan Türk Vatandaşları Hangi Kira Gelirini Beyan Etmeyeceklerdir?

Yurt içinde yerleşmiş olmayan gerçek kişiler, çalışma veya oturma izni alarak 6 aydan fazla bir süreyle yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları; tutarı ne olursa olsun, üzerinden Gelir vergisi kesintisi yapılmış olan İŞYERİ KİRA GELİRLERİNİ  BEYAN  ETMEYECEKLERDİR.

5.400 TL istisna üzerinde kalan Konut Kira geliri için ise Türkiye’de yerleşik kişiler gibi beyanname vereceklerdir.

8- Bedelsiz Kullandırılan Yerler ve Emsal Kira bedeli Uygulaması

Sahip olunan yer ile ilgili hiç kira alınmaması veya emsallerine göre düşük kira alınması halinde emlak değerinin %5’i yıllık kira bedeli olarak uygulanır.

Boş kalan gayrimenkulün korunması amacıyla bedelsiz olarak başkasının kullanımına bırakılması ile Mal sahiplerinin, çocuklarının, Anne, Babalarının ve Kardeşlerinin ikametine tahsis edilmesi, (Her bir yakınına en fazla bir konut tahsis edilmesi şartı ile), Mal sahibi ile akrabalarının aynı evde oturması halinde emsal kira bedeli uygulanmaz.

9- Elde Edilen Kira Gelirlerinin Beyan Edilmemesi Halinde Uygulanacak Cezalar

Konutlardan elde edilen kira gelirleri beyan edilmez veya eksik beyan edilir ve vergi dairesi tarafından durum tespit edilirse, 5.400 TL’lik istisnadan yararlanılamaz, ayrıca iki kat birinci derece usulsüzlük cezası uygulanarak, Takdir komisyonunca konutun bulunduğu yerin ortalamalarına göre emsal kira belirlenerek hesaplanan gelir vergisi üzerinden ayrıca vergi ziyaı cezası kesilir.

Mükellefin beyan süresi geçen kira gelirlerini, Vergi Dairesi tespit etmeden, kendiliğinden, V.U.K.’nun Pişmanlık ve Islah başlıklı 371. maddesi hükümlerinden yararlanmak istediğini belirtir bir dilekçe ile bağlı bulunduğu vergi dairesine vermesi halinde, istisnadan faydalanacak ve vergi ziyaı kesilmeyecek sadece Pişmanlık zammı adı altında normal vade tarihi ile beyan tarihi arasında geçen süre için gecikme zammı tahsil edilecektir.

10- Kira Gelirlerinden İndirilebilecek Giderler

Kira Geliri elde edenler;  Kira gelirlerinin beyanında, safi irada ulaşırken indirecekleri giderler için,

10.1-Götürü Gider Yöntemi,

10.2-Gerçek Gider Yönteminden birini seçebilirler, hangi yöntem seçilmişse tüm kira gelirleri için uygulanır, bazı kira gelirleri için Gerçek, bazıları için Götürü Yöntem uygulanamaz.

GERÇEK gider yöntemini seçen kişi, kira geliri elde ettiği yer için kendisi tarafından yapılan giderleri belgelerini de beyannamelerine eklemek koşuluyla Brüt kira gelirinden indirebilecektir. (aydınlatma, ısıtma, su, asansör, sigorta, tadilat, kredi faizleri, bir gayrimenkul için elde edilen yıldan itibaren 5 yıl süre ile satın alma bedelinin %5’i oranında indirim, emlak, vergi, resim, harç, şerefiye, amortisman, Kira ile oturulan konuta ait ödenen kira bedelleri)

Gerçek Gider Yöntemini seçenler, indirdikleri gerçek giderlerden vergiden istisna edilen tutara isabet eden kısmını gider olarak indiremeyecektir. Bu formül şöyle uygulanacaktır.

İstisna sonrası Brüt Kira x Gerçek gider Tutarı
______________________________________
Brüt Kira geliri

GÖTÜRÜ gider yöntemini seçen kişi;  Brüt kira gelirinden istisna tutarı düşüldükten sonra kalan kısma %15 oranında götürü gider indirimi yapabilecektir. Götürü gider yönteminin seçilmesi durumunda, iki yıl boyunca gerçek gider yöntemine geçilemeyecektir.

Gelir Vergisi Kanunun 89. maddesinde sayılan ve aşağıdaki bazıları belirtilen indirimler Gelir Vergisinden düşülebilecektir

11. Yıllık Beyannameye Dâhil Edilen Gelirlerden Yapılacak Diğer İndirimler

11.1-Sigorta Primleri

01.01.2013 tarihinden itibaren elde edilen gelirler için verilecek yıllık gelir vergisi beyannamelerinde, bireysel emeklilik dışında kalan şahıs sigortaları için ödenen primlerin beyan edilen gelirin %15’ine kadar olan kısmı matrahın tespitinde indirim konusu yapılabilecektir.

İndirim konusu yapılacak tutarın hesaplamasında beyan edilen gelir olarak, yıllık gelir vergisi beyannamesinde yer alan indirimler ve geçmiş yıl zararları düşülmeden önceki tutar esas alınacaktır.

01.01.2013 tarihinden sonra bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları ise indirim konusu yapılmayacaktır.

Yıllık beyannamede matrahın tespitinde dikkate alınacak sigorta primleri;

-Mükellefin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait birikim priminin alındığı hayat sigortalarına ödenen primlerin %50’si ile,

-Ölüm, kaza, hastalık, sağlık, engellilik, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta primlerinin %100’ünden oluşmaktadır.

11.2- Eğitim Ve Sağlık Harcamaları

Aşağıda belirtilen şekilde yapılan eğitim ve sağlık harcamaları beyan edilen gelirin %10’unu aşmaması şartıyla yıllık beyanname ile bildirilecek gelirlerden indirilir.

  • Eğitim ve sağlık harcamaları Türkiye’de yapılmalıdır.
  • Gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olan gerçek veya tüzel kişilerden alınacak belgelerle tevsik edilmelidir.
  • Söz konusu harcamalar mükellefin kendisi, eşi ve küçük çocuklarına ilişkin olmalıdır. “Küçük çocuk” tabiri, mükellefle birlikte oturan veya mükellef tarafından bakılan (nafaka verilenler, evlat edinilenler ile ana veya babasını kaybetmiş torunlardan mükellefle birlikte oturanlar dâhil) 18 yaşını veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış çocukları ifade etmektedir.

İndirim konusu yapılacak tutarın hesaplamasında beyan edilen gelir olarak, yıllık gelir vergisi beyannamesinde yer alan indirimler ve geçmiş yıl zararları düşülmeden önceki tutar esas alınacaktır.

11.3- Bağış Ve Yardımlar

Beyan edilecek gelirden indirilebilecek bağış ve yardımlar aşağıdaki başlıklar altında detaylandırılmıştır. (Bu yazıda bağış ve yardımların detaylarına girilmemiştir.)

11.3.1- Beyan Edilecek Gelirin %5’i ile sınırlı Olarak İndirilebilecek Bağış ve Yardımlar,

11.3.2-Tamamı İndirilebilecek Bağış ve Yardımlar Sponsorluk Harcamaları

11.3.3-Bireysel Katılım Yatırımcısı İndirimi

11.3.4-Diğer Kanunlara Göre Tamamı İndirilecek Bağış ve Yardımlar

 

ÖZET


1- 2019 Kira Gelirleri için İSTİSNA Tutarları
1.1- Yıllık Mesken kira gelirleri istisnası (her bir mükellef için) 5.400 TL (5.400 TL ve altı Mesken kira geliri beyan edilmeyecektir.)
1.2- Yıllık brüt işyeri kira gelirleri istisnası 40.000 TL
1.3- İşyeri ve mesken kira gelirinin birlikte elde edilmesi halinde mesken kira geliri olarak  tahsil edilen tutarın 5.400 TL üzerinde kalan kısmı ile Brüt işyeri kira geliri toplamının 40.000 TL’yi aşması halinde beyan verilecektir. Beyan sınırının altında olması halinde sadece mesken kira geliri beyan edilecektir.

2- Beyanname Verme Tarihleri 01.03.2020 – 31.03.2020 arasındadır.

3- G.M.S.İ. Gelir Vergisi Son Ödeme Tarihleri
1. Taksit Vade sonu 31.03.2020
2. Taksit Vade Sonu 31.07.2020

4- Götürü Gider Yöntemi İndirim Oranı %15

5- Yurt dışında yaşayan Vatandaşlar ve Dar Mükellefler Üzerinden Vergi Kesintisi yapılmış olan İşyeri Kira gelirlerinin tutarı ne olursa olsun beyanname vermeyecekler veya mesken kira gelir bulunması halinde bu gelirlerini beyannameye dâhil etmeyeceklerdir.

6- 2019 Yılında daha önceki yıllara ait kiralar da tahsil edilmiş ve daha önceki yıllarda bu gelirler beyan edilmemişse 2019 yılı kira geliri ile birlikte beyan edilecektir.

7- Konut Kira gelirlerinin 500 TL ve üzerinde olması halinde kira bedelinin banka veya PTT’den tahsil edilmesi zorunludur. Elden tahsil edilmesi halinde ise cezai sorumluluk ev sahibine ait olacaktır.

8- İşyeri kira gelirleri, tutarı ne olursa olsun bankadan tahsil edilecektir. Elden tahsil edilmesi/ödenmesi halinde cezai sorumluluk KİRACI ve KİRAYA verene aittir.

9- Mükellefin kendisine, eşine ve çocuklarına ait, Türkiye’de yapılan bazı sigorta prim ödemeleri ile eğitim ve sağlık harcamalarının %10 ile %15 arasında değişen oranlardaki tutarı (Asgari ücretin yıllık tutarını aşmamak kaydıyla) safi gelirden indirilebilecektir.

10- Devlete ait eğitim ve sağlık kurumlarına yapılan yardım ve bağışların tamamı safi gelirden indirilebilecektir.

11- Sahibi oldukları konutları, çocuklarına, annesine, babasına ve kardeşlerine bedelsiz olarak kiraya verenler hakkında emsal kira bedeli uygulanmayacaktır. (Beyanname verilmeyecektir.)

12- 2019 yılı içinde Mesken kira gelirinin yanında ücret, menkul sermaye iradı, gayrimenkul sermaye iradı ile diğer kazanç ve irat elde edenlerin, gelirlerinin toplamı 148.000 TL’yi aşması halinde elde ettikleri mesken kira gelirlerinden 5.400 TL’lik istisna düşülmeyecektir.

Örnek;

2019 yılında;
70.000 TL Ücret geliri (Tek işverenden)
90.000 TL Brüt İşyeri kira geliri,
10.000 TL Mesken kira geliri,
20.000 TL Kar payı (Temettü) elde edilmiştir.
Elde edilen gelirlerin toplamı 148.000 TL’yi aştığından 5.400 TL’lik Konut kira geliri istisnası uygulanmayacaktır.

 


 

ÖRNEK HESAPLAMALAR

Örnek : 1 –  Konut Kira Geliri Beyanı

 
AÇIKLAMA

 TUTAR

 2019 Yılında Elde edilen Kira Geliri toplamı

        12.000,00   

 Seçilen Yöntem

 Götürü Gider 

   
Beyan Edilen Konut Kira Geliri

        12.000,00   

Konut Kira Geliri İstisnası

          5.400,00   

İstisnadan Sonrası Kalan Tutar

          6.600,00   

Götürü Gider İndirimi %15

              990,00   

Vergi Matrahı

          5.610,00   

Ödenecek Gelir Vergisi Tutarı

              841,50   

Damga vergisi

                89,10    

Toplam Ödenecek

              930,60   

 

 

TAKSİT TABLOSU

 TUTAR

1. Taksit – 31.03.2020

              509,85   

2. Taksit – 31.07.2020

              420,75   

TOPLAM

              930,60   

 

Örnek:2 –  Konut Kira Geliri Beyanı

(Gerçek Gider)

AÇIKLAMA

TUTAR

 2019 Yılında Elde edilen Kira Geliri toplamı

20.000,00

 Seçilen Yöntem

Gerçek Gider

Beyan Edilen Konut Kira Geliri

20.000,00

Konut Kira Geliri İstisnası

5.400,00

İstisnadan Sonrası Kalan Tutar

14.600,00

Gerçek GİDER

5.000,00

İndirilebilecek Gerçek GİDER (5.000*14.600/20.000)

3.650,00

Gelir Vergisi Matrahı

 

Ödenecek Gelir Vergisi Tutarı

   10.950

 

1.642,50

Damga vergisi

89,10

Toplam Ödenecek

1.731,60

TAKSİT TABLOSU

TUTAR

1. Taksit – 01.04.2019

910,35

2. Taksit – 31.07.2019

821,25

TOPLAM

1.731,60

 

Örnek : 3 –  İŞYERİ KİRA Geliri Beyanı

 
 2019 Yılında Elde edilen BRÜT İŞYERİ Kira Geliri

        80.000,00   

 Seçilen Yöntem 

Götürü Gider

   
Beyan Edilen İŞYERİ Kira Geliri

        80.000,00   

Konut Kira Geliri İstisnası

                       –     

İstisnadan Sonrası Kalan Tutar

        80.000,00   

Götürü Gider İndirimi %15

        12.000,00   

Vergi Matrahı

        68.000,00   

Ödenecek Gelir Vergisi Tutarı

        12.500,00   

Mahsup Edilecek STOPAJ tutarı

        16.000,00   

Damga vergisi

                89,10   

Toplam Ödenecek

 YOK

İADE ALINACAK GELİR VERGİSİ

        3.500,00   

   
TAKSİT TABLOSU

 TUTAR

1. Taksit – 31.03.2020

                89,10    

2. Taksit – 31.07.2020

                       –     

TOPLAM

                89,10   

 

Örnek: 4 –  KONUT ve İŞYERİ KİRA Geliri Beyanı

 
2019 Yılında Elde edilen BRÜT İŞYERİ Kira Geliri

        80.000,00   

2019 Yılında Elde Edilen KONUT Kira geliri

        12.000,00   

TOPLAM KİRA GELİRİ

        92.000,00   

 Seçilen Yöntem

 Götürü Gider

   
TOPLAM KİRA GELİRİ

        92.000,00   

Konut Kira Geliri İstisnası

          5.400,00   

İstisnadan Sonrası Kalan Tutar

        86.600,00   

Götürü Gider İndirimi %15

        12.990,00   

Vergi Matrahı

        73.610,00   

Ödenecek Gelir Vergisi Tutarı

        16.174,70   

Mahsup Edilecek STOPAJ tutarı

        16.000,00   

Damga vergisi

                89,10   

Toplam Ödenecek

              263,80   

İADE ALINACAK GELİR VERGİSİ

                       –     

   
TAKSİT TABLOSU

 TUTAR

1. Taksit – 31.03.2020

              176,45   

2. Taksit – 31.07.2020

                87,35   

TOPLAM

              263,80   

 

İlave Notlar:

1- Aile bireylerinin her birinin sahip oldukları mal ve haklardan elde ettikleri kira gelirleri için kendi adlarına ayrı ayrı beyanname vermeleri gerekmektedir. Beyanname, geliri elde eden aile bireyi adına düzenlenerek imzalanacaktır. Mesken geliri istisnasından her bir mükellef ayrı ayrı faydalanabilecektir.

2- Küçük ve kısıtlıların mükellef olması durumunda bunlar adına verilecek olan yıllık gelir vergisi beyannamesi veli, vasi veya kayyum tarafından imzalanır. Mal ve haklara hisseli olarak sahip olunması halinde, her ortağın sadece kendi hissesine karşılık gelen kira gelirlerini beyan etmesi gerekmektedir.

3- Beyana tabi geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından ibaret olan mükellefler, istemeleri halinde vergi dairesinden alacakları kullanıcı kodu, parola ve şifreyi kullanmak suretiyle yıllık gelir vergisi beyannamelerini elektronik ortamda doğrudan kendileri gönderebilecekleri gibi elektronik beyanname gönderme aracılık yetkisi almış meslek mensupları aracılığıyla da gönderebileceklerdir.

4– Konutlarda, her bir konut için aylık 500 TL ve üzerinde, haftalık, günlük veya benzeri şekilde kısa süreli konut kiralamalarında ise tutara bakılmaksızın kira geliri elde edenlerin,
İşyerlerinde, işyerini kiraya verenler ile kiracıların kiraya ilişkin tahsilat ve ödemelerinin banka, benzeri finans kurumları veya Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen belgelerle tevsik etme zorunluluğu bulunmaktadır. Söz konusu zorunluluklara uymayanlara kesilecek ceza, (Vergi Usul Kanununun mükerrer 355 inci maddesinin o yıl için belirlenen özel usulsüzlük cezası miktarından az olmamak üzere) her bir işlem için bu işleme konu tutarın % 5’idir.

Açıklamalar ve Hesaplamalar bilgi amaçlı verilmiş olup, mükellefin elde ettiği diğer gelirlere göre açıklamalarda ve hesaplamalarda farklılıklar olacağından kişi özelinde konunun uzmanına danışılması tavsiye edilmektedir. Bu nedenle yazını içeriği ve hesaplamalar ile ilgili hiçbir sorumluluk kabul edilmemektedir.

Ali KARAKUŞ
İstanbul
1.2.2020

 

Kaynaklar
1- Gib Gelir Vergisi Rehberleri
2- Türmob Gelir Vergisi Düzenleme Rehberi
3- Gelir Vergisi Kanunu ve Tebliğleri


Kaynak: Ali KARAKUŞ, SMMM, Bağımsız Denetçi
Yasal Uyarı: Bu yazıdaki bilgiler sadece genel bilgilendirme amacıyla verilmiştir. Kişi veya kuruma özel profesyonel bir bilgilendirme amacı güdülmemiştir. Konu ile benzerlik gösterse de her işletmenin kendi özel şartları nedeniyle farklı durumları olabilir. Bu nedenle, bu yazıda belirtilen bilgilerden yola çıkarak işletmenizi etkileyecek herhangi bir karar alıp uygulamaya geçmeden önce, uzmanına danışmanız menfaatiniz gereğidir. Karen Audit veya ilişkili olduğu kişi veya kurumlardan hiç biri, bu belgede yer alan bilgilerin özel veya resmi, gerçek veya tüzel kişi, kurum ve organizasyonlar tarafından kullanılması sonucunda ortaya çıkabilecek zarar veya ziyandan sorumlu değildir.


Devamını oku

2020 Yılı SGK Tavan Ücreti AYLIK BRÜT 22.072,50 TL oldu.

2020 yılında uygulanacak asgari ücret Brüt 2.943 TL olarak açıklandı.

Asgari ücretin açıklanmasına bağlı bazı diğer parametrelerde belli oldu.

Bilindiği üzere SGK Tavan ücreti Brüt Asgari Ücretin 7,5 katı olarak belirlenmiştir.

Buna göre 1 Ocak 2020 ile 31 Aralık 2020 tarihleri arasında SGK Tavan ücreti 22.072,50 TL olarak uygulanacaktır.

2.943 TL x 7,5 = 22.072,50 TL

Belirlenen SGK Tavan ücretinin üzerinde ücret alan kişilerin SGK Primi ve İşsizlik Sigortası Primi 22.072,50 Tl üzerindne hesaplanacaktır. Tavan ücretin üzerindeki ücret üzerinden SGK Primi hesaplanmayacak sadece Gelir Vergisi ve Damga Vergisi hesaplanacaktır.

Örnek hesaplamalar:

1- 2020 Asgari ücret ücret bordrosu ve işverene maliyeti tablosu 

2-SGK TAVAN ÜCRETİNE göre yıllık ücret bordrosu ve maliyeti tablosu

2020 Ocak-Aralık ayları arasında aylık Brüt Ücreti 22.072,50 TL olan bir çalışanın örnek ücret bordrosu hesaplaması aşağıda belirtilmiştir.

2020 Ocak Aralık arası hesaplamaya esas parametreler

1- 12 ay boyunca Brüt Ücret . 22.072,50 TL olarak uygulanmıştır

2- AGİ tutarı 220,73 TL olarak alınmıştır.

3- SGK 5 puanlık indirim (5510) dikkate alınmıştır.

ÇALIŞAN ÜCRET BORDROSU YILLIK TOPLAMLARI VE ORTALAMA TUTARLAR

-Aylık Brüt ücret: 22.072,50 TL

-Yıllık Brüt ücret toplamı: 264.870,00 TL

-Yıllık SGK Primi İşçi Payı:  37.081,80 TL (%14)

-Yıllık SGK İşsizlik Primi İşçi Payı:  2.648,64 TL (%1)

-Yıllık Gelir Vergisi:  59.868,81 TL

-Yıllık Damga Vergisi:  2.010,36 TL

-Yıllık Kesintiler Toplamı: 101.609,61

-Yıllık AGİ Toplamı: 2.648,76 TL

-Yıllık Ele Geçen Ücret Toplamı: 163.260,33 TL

 

2020 SGK TAVAN ÜCRETİNİN YILLIK TOPLAM MALİYETİ HESABI

-Yıllık SGK Primi İşçi Payı:  37.081,80 TL (%14)

-Yıllık SGK İşsizlik Primi İşçi Payı:  2.648,64 TL (%1)

-Yıllık SGK Primi işveren Payı:  41.054,88 TL (%15,5)

-Yıllık SGK İşsizlik Primi işveren Payı:  5.297,40 TL (%2)

-Yıllık Gelir Vergisi:  57.220,05 TL (AGİ Sonrası)

-Yıllık Damga Vergisi:  2.010,36 TL

——————————————–

TOPLAM YILLIK MALİYET: 145.313,13 TL


ORANLAR 

-Brüt Ücret: 100

-Yıllık SGK ve İşsizlik Prim Toplamının (İşçi ve İşveren) Brüt Ücrete oranı:%32,5

-Yıllık Gelir V. ve Damga V. Toplamının  Brüt Ücrete oranı:%22,36 (Agi düşülmüş)

-Yıllık Net Ele geçen ücretin Brüt Ücrete Oranı: %62,64 (Agi dahil)

 

ÖZET

2020 Yılında Brüt Ücreti SGK Tavanı ile aynı ola çalışanın bordrosuna ilişkin bazı veriler aşağıda tabloda belirtilmiştir.

Açıklama Aylık  Yıllık Ortalama
SGK Tavan Ücreti    22.072,50    264.870,00                22.072,50
SGK Primi Toplamı(İşçi ve İşv.)     7.173,56      86.082,72                  7.173,56
GV ve DV      61.879,17                  5.156,60
AGİ (-)          220,73        2.648,76                      220,73
Ele Geçen Net    165.909,09                  13.825,76  
Toplam Maliyet    145.313,19                  12.109,43  
Ücret + Maliyet Toplamı    311.222,28                  25.935,19

 

Tabloya ilişkin bazı özet bilgiler paylaşmak gerekirse;

-2020 Yılının Ocak ile Aralık ayları arasında BRÜT ücreti AYLIK 22.072,50 TL (SGK TAVANI ÜCRETİ ile aynı) olan çalışanın eline yıllık 165.909,09 TL NET TUTAR geçecektir.

-Bu kişi için aylık ortalama 7.173 TL Sigorta, 4.935 TL Gelir Vergisi ve Damga Vergisi (Agi düşülmüş) olmak üzere AYLIK yaklaşık olarak toplam 12.110 TL ödenecektir. (Yıllık 145.313,19 TL)

-165.909,09 TL Net ele geçecek ücret, 145.313,19 TL SGK ve Vergi maliyeti toplandığında 311.222 TL’lik bir maliyet oluşacaktır. (İşçi ve İşveren dahil) bir başka deyişle çalışanın eline geçecek Agi dahil ücretin %87,59’u kadar bir bedel Vergi ve SGK Primi olarak ödenecektir.

-Yukarıdaki hesaplamalar ve oranlar diğer ücretlere uygulandığında aynı sonuçlar elde edilemez. Alınan Ücretin Brüt, Net olması, SGK Tavanının üzerinde ve altında olması, Gelir Vergisi Dilimleri, Ek ödemelerden yapılan kesintilerin durumu ve AGİ tutarı vb kriterlere göre oranlar değişiklik gösterecektir.

 

Ali KARAKUŞ

2.1.2020

İstanbul

 


Kaynak: Ali KARAKUŞ
Yasal Uyarı: Bu yazıdaki bilgiler sadece genel bilgilendirme amacıyla verilmiştir. Kişi veya kuruma özel profesyonel bir bilgilendirme amacı güdülmemiştir. Konu ile benzerlik gösterse de her işletmenin kendi özel şartları nedeniyle farklı durumları olabilir. Bu nedenle, bu yazıda belirtilen bilgilerden yola çıkarak işletmenizi etkileyecek herhangi bir karar alıp uygulamaya geçmeden önce, uzmanına danışmanız menfaatiniz gereğidir. Karen Audit veya ilişkili olduğu kişi veya kurumlardan hiç biri, bu belgede yer alan bilgilerin özel veya resmi, gerçek veya tüzel kişi, kurum ve organizasyonlar tarafından kullanılması sonucunda ortaya çıkabilecek zarar veya ziyandan sorumlu değildir.


Devamını oku

Çalışanlara akbil yol desteği gelir vergisinden istisna edildi.

Mevcut uygulama nasıl?

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 23’üncü maddesinde Gelir vergisinden istisna edilen ücret ödemeleri sayılmıştır.

Adı geçen maddenin birinci fıkrasının (10) numaralı bendinde Hizmet erbabının toplu olarak işyerlerine gidip gelmelerini sağlamak maksadıyla işverenler tarafından yapılan taşıma giderleri gelir vergisinden istisna edilmiştir. Hükme göre işyerleri çalışanlarının işe geliş ve dönüşlerini sağlamak üzere verilen servis hizmeti çalışanlar açısından ayni hak şeklinde değerlendirilmeyecek ve gelir vergisine tabi olmayacaktır.

Ancak servis hizmeti dışında çalışanlara nakit olarak verilen yol parası veya bilet/abonman ve benzeri şekilde sağlanan yol desteği gelir vergisine tabi tutuluyor.

Artık servis dışındaki bazı yol destekleri de gelir vergisinden istisna edildi.

İşverenlerce çalışanları için servis sağlanmayan durumlarda, çalışılan günlere ait bir günlük ulaşım bedelinin 10 Türk lirasını aşmaması ve buna ilişkin ödemenin toplu taşıma kartı, bileti veya bu amaçla kullanılan ödeme araçlarının temini şeklinde yapılması halinde bu ödeme gelir vergisinden istisna olacaktır.

Ödemenin günlük 10 TL’yi tutarı aşması hâlinde aşan kısım ile hizmet erbabına ulaşım bedeli olarak nakden yapılan ödemeler ve bu amaçla sağlanan menfaatler ücret olarak vergilendirilir.

Yol desteğinde günlük üst sınır 10 TL

Günlük 10 TL’lik yol desteğinin nakit olarak ödenmesi halinde ücret gibi gelir vergisine tabi olacaktır. Ancak işveren tarafından çalışana her bir çalışma günü için 10 TL’ye kadar toplu taşıma kartı, bileti veya bu amaçla kullanılan ödeme araçlarının verilmesi şeklinde yapılacak destekler gelir vergisinden istisna edilecektir.

Uygulama Ne Zaman Başlayacak?

Uygulamanın başlangıç tarihi 1 Ocak 2020 olarak belirlenmiştir.
(7149 Sayılı kanun madde 52/ç)

1 Ocak 2020 tarihinden itibaren çalışma günü esas alınmak suretiyle günlük 10 TL’ye kadar toplu taşıma kartı, bileti veya bu amaçla kullanılan ödeme araçlarının verilmesi şeklinde yapılacak destekler gelir vergisinden istisna tutulacaktır. Buradaki önemli husus yol parasının çalışana nakit olarak verilmemesidir.

Örnek:

İş Merkezi İstanbul’da bulunan ABC Ltd.Şti. çalışanlarına yol desteği vermeye karar vermiştir. Bu amaçla 2 Ocak 2020 tarihinde çalışanlarına İstanbul Belediyesinin Toplu Taşıma hizmetlerinden istifade etmeyi sağlayan “İstanbul Kart” belediye taşıma şirketinden içerisine 260’ar TL yüklemesi yapılarak satın alınmış ve çalışanlara teslim edilmiştir.

2020-Ocak Ayı çalışma günü      : 26 gün
Günlük yol desteği                       : 10 TL
Kişi Başı azami tutar                    : 260 TL

2020/Ocak ayı için 260 TL çalışanın ücret bordrosuna ayni hak olarak dahil edilmeyecek, İşveren ödediği tutarı gider veya maliyet olarak kayıtlarına işleyecek, KDV’sini indirim konusu yapabilecektir.

 

Ali KARAKUŞ
7.12.2019
İstanbul 

 

Kaynak
1- Resmi Gazete, 7.12.2019 Tarih ve 30971-  7194 Sayılı “Dijital Hizmet Vergisi İle Bazı Kanunlarda Ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun

 


Kaynak:Ali Karakuş
Yasal Uyarı: Bu yazıdaki bilgiler sadece genel bilgilendirme amacıyla verilmiştir. Kişi veya kuruma özel profesyonel bir bilgilendirme amacı güdülmemiştir. Konu ile benzerlik gösterse de her işletmenin kendi özel şartları nedeniyle farklı durumları olabilir. Bu nedenle, bu yazıda belirtilen bilgilerden yola çıkarak işletmenizi etkileyecek herhangi bir karar alıp uygulamaya geçmeden önce, uzmanına danışmanız menfaatiniz gereğidir. Karen Audit veya ilişkili olduğu kişi veya kurumlardan hiç biri, bu belgede yer alan bilgilerin özel veya resmi, gerçek veya tüzel kişi, kurum ve organizasyonlar tarafından kullanılması sonucunda ortaya çıkabilecek zarar veya ziyandan sorumlu değildir.


Devamını oku

Binek oto alımında KDV ve ÖTV’nin tek seferde gider yazılmasına ve sonraki giderlerine sınır getirildi

Mevcut uygulama nasıl? 

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40’ıncı maddesinde safi kazancın tespit edilmesi için hangi giderlerin indirilmesinin kabul edileceği sayılmıştır.

40’ıncı maddenin;
(1) numaralı alt bendinde;
“Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler; (4108 sayılı Kanunun 19’uncu maddesiyle eklenen hüküm Geçerlilik; 1.1.1995 Yürürlük : 2.6.1995) (İhracat, yurt dışında inşaat, onarma, montaj ve taşımacılık faaliyetlerinde bulunan mükellefler, bu bentte yazılı giderlere ilaveten bu faaliyetlerden döviz olarak elde ettikleri hâsılatın binde beşini aşmamak şartıyla yurt dışındaki bu işlerle ilgili giderlerine karşılık olmak üzere götürü olarak hesapladıkları giderleri de indirebilirler.)” 

(5) numaralı alt bendinde;
(4008 sayılı Kanunun 24’üncü maddesiyle değişen bent Yürürlük; 1.1.1995) Kiralama yoluyla edinilen veya işletmeye dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderleri (4369 sayılı Kanunun 82 nci maddesinin 3 numaralı fıkrasının (s) bendi ile kaldırılan parantez içi hükmü Yürürlük; 1.1.1999)(*)”

 (7) numaralı alt bendinde;
“(2361 sayılı Kanunun 29’uncu maddesiyle değişen bent) Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanlar. (4008 sayılı Kanunun 24’üncü maddesiyle eklenen hüküm Yürürlük; 1.1.1995) (4369 sayılı Kanunun 82 nci maddesinin 3 numaralı fıkrasının (s) bendi ile kaldırılan parantez içi hükmü Yürürlük; 1.1.1999)(**)(6728 sayılı kanunun 14 üncü maddesiyle eklenen parantez içi hüküm;Yürürlük 09.08.2016) (İşletmeye dâhil olan gayrimenkulün iktisadi değerini artırıcı niteliği olan ısı yalıtımı ve enerji tasarrufu sağlamaya yönelik harcamalar, yapıldığı yılda doğrudan gider yazılabilir.)

Mevcut uygulamaya göre binek otomobillerin ilk alımı sırasında ödenen KDV ve ÖTV mükellefiyetin tercihine göre direkt gider yazılabildiği gibi sabit kıymetin maliyetine ilave edilerek faydalı ömrüne göre amortisman yoluyla yıllara yayılarak gider yazılabiliyordu. (Asıl işi araç alım satımı ve kiralanması olmayanlar için)

Aynı şekilde bunlara ilişkin amortisman, yakıt, bakım onarım giderleri, sigorta ve diğer giderlerin tamamı gider yazılabiliyordu.

Ne değişti 

7 Aralık 2019 tarih ve 30971 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 7194 Sayılı “Dijital Hizmet Vergisi İle Bazı Kanunlarda Ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunu”nun 13’üncü maddesin ile yukarıda belirtilen GVK’nın 40’ıncı maddesinin 1, 3 ve 5’nci bentlerinde değişikliğe gidilmiştir.

Binek oto kiralamasında gider üst sınırı 5.500 TL, İlk alımda ödenen ÖTV ve KDV’de üst sınır 115 Bin TL oldu.

1 Ocak 2020 tarihinden itibaren faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerinin her birine ilişkin aylık kira bedelinin 5.500 Türk lirasına kadarlık kısmı ile binek otomobillerinin iktisabına ilişkin özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi toplamının en fazla 115.000 Türk lirasına kadarlık kısmı gider olarak dikkate alınabilir.

Artık binek otoların giderlerinin %70’i gider yazılabilecek

Yine 1 Ocak 2020 tarihinden itibaren faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, binek otomobillere ilişkin giderlerin en fazla %70’i indirilebilir.”

Önceki yıllarda alınan aktife kayıtlı binek otoların 1 Ocak 2020 tarihinden itibaren oluşacak giderlerinin de %70’i gider yazılabilecek. %30’u Kanunen Kabul Edilmeye Gider olarak kayıtlara alınacaktır.

Amortisman gideri ayırmada üst sınır belirlendi

Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi hariç ilk iktisap bedeli 135.000 Türk lirasını, söz konusu vergilerin maliyet bedeline eklendiği veya binek otomobilin ikinci el olarak iktisap edildiği hâllerde, amortismana tabi tutarı 250.000 Türk lirasını aşan binek otomobillerinin her birine ilişkin ayrılan amortismanın en fazla bu tutarlara isabet eden kısmı gider yazılabilir. Bu hükmün uygulanmasında binek otomobilin iktisap edildiği tarihte yürürlükte olan tutar dikkate alınır.

Uygulama ne zaman başlayacak

Yukarıda belirtilen ve 7149 sayılı kanunun 13’üncü ve 14’üncü maddelerindeki hüküm altına alınan yeni düzenlemeler 1.1.2020 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemi gelir ve kazançlarına uygulanmak üzere yayımı tarihi olan 7 Aralık 2019 itibariyle yürürlüğe girecektir.

Ali KARAKUŞ
7.12.2019
İstanbul

 

Kaynak:
1- Resmi Gazete, 7.12.2019 Tarih ve 30971-  7194 Sayılı “Dijital Hizmet Vergisi İle Bazı Kanunlarda Ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun



Yasal Uyarı: Bu içerikte yer alan bilgi, görsel, tablolar, açıklama, yorum, analiz ve bir bütün olarak içeriğin tamamı sadece genel bilgilendirme amacıyla verilmiştir. Kişi veya kuruma özel profesyonel bir bilgilendirme ve yönlendirmede bulunma amacı güdülmemiştir. Konu ile benzerlik gösterse de her işletmenin kendi özel şartları nedeniyle farklı durumları olabilir. Bu nedenle, bu yazıda belirtilen içerikte yola çıkarak işletmenizi etkileyecek herhangi bir karar alıp uygulamaya geçmeden önce, uzmanına danışmanız menfaatiniz gereğidir. Karen Audit veya ilişkili olduğu kişi veya kurumlardan hiç biri, bu belgede yer alan bilgi, tablo, görsel, görüş ve diğer türdeki tüm içeriklerin özel veya resmi, gerçek veya tüzel kişi, kurum ve organizasyonlar tarafından kullanılması sonucunda ortaya çıkabilecek zarar veya ziyandan sorumlu değildir.


Devamını oku

Dijital Hizmet Vergisi Uygulaması – 7 Aralık 2019

Kanuni Dayanak

Dijital Hizmet vergisine ilişkin düzenleme 7 Aralık 2019 tarih ve 30971 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 7194 Sayılı “Dijital Hizmet Vergisi İle Bazı Kanunlarda Ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”unun 1 ile 7’nci maddeleri arasında düzenlenmiştir.


Dijital hizmet Vergisi Ne Zaman Başlayacak?

7194 Sayılı Kanunun Yürürlük ile ilgili 54’ncü maddesinin “a” bendinde “1 inci ila 7 nci maddeleri bu Kanunun yayım tarihini izleyen üçüncü ay başında” tanımlamasına göre Dijital Hizmet Vergisi uygulaması 2020-Mart ayı başında başlayacaktır.


Verginin Konusunu Türkiye’de verilen hizmetler oluşturmaktadır.

Dijital Hizmet Vergisi’nin konusu Türkiye’de sunulan hizmetler olarak sınırlandırılmıştır. 

Hizmetin Türkiye’de sunulmasından maksat: Hizmetin Türkiye’de sunulmasını, hizmetten Türkiye’de faydalanılmasını, hizmetin Türkiye’de bulunan kişilere yönelik gerçekleştirilmesini veya hizmetin Türkiye’de değerlendirilmesini (Değerlendirmeden maksat, hizmetin karşılığını teşkil eden ödemenin Türkiye’de yapılması veya ödeme yurt dışında yapılmışsa, Türkiye’de ödeyenin veya nam ve hesabına ödeme yapılanın hesaplarına intikal ettirilmesi veya kârından ayrılmasıdır. Şu kadar ki, dijital ortamda sunulan reklam hizmetinin Türkiye’de bulunmayan kişilere yönelik gerçekleştirilmesi durumunda hizmet Türkiye’de değerlendirilmiş sayılmaz.)


Hangi hizmetler Dijital Hizmet Vergisine Tabidir?

Dijital ortamda sunulan her türlü reklam hizmetleri (reklam kontrol ve performans ölçüm hizmetleri, kullanıcılarla ilgili veri iletimi ve yönetimi gibi hizmetler ile reklamın sunulmasına ilişkin teknik hizmetler dâhil)

Sesli, görsel veya dijital herhangi bir içeriğin (bilgisayar programları, uygulamalar, müzik, video, oyunlar, oyun içi uygulamalar ve benzerleri dâhil) dijital ortamda satışı ile bu içeriklerin dijital ortamda dinlenmesine, izlenmesine, oynanmasına veya elektronik cihazlara kaydedilmesine veya bu cihazlarda kullanılmasına yönelik dijital ortamda sunulan hizmetler

Kullanıcıların birbirleriyle etkileşime geçebilecekleri dijital ortamların sağlanması ve işletilmesi hizmetleri (kullanıcılar arasında bir mal veya hizmetin satılmasına veya satılmasının kolaylaştırılmasına yönelik sunulan hizmetler dâhil)


Aracılık Hizmetleri Gelirleri de Dijital Hizmet Vergisine Tabidir!

Yukarıda sayılan hizmetlere yönelik dijital ortamda dijital hizmet sağlayıcıları tarafından verilen aracılık hizmetlerinden elde edilen hasılat da dijital hizmet vergisine tabidir.


Vergiyi ödemekle sorumlu olan kimdir?

Dijital hizmet vergisinin mükellefi, dijital hizmet sağlayıcılarıdır. Bunların, Gelir Vergisi Kanunu ile Kurumlar Vergisi Kanunu bakımından tam mükellef olup olmaması, dar mükellefiyette söz konusu faaliyetleri Türkiye’de bulunan iş yeri veya daimi temsilcileri vasıtasıyla gerçekleştirip gerçekleştirmemesi dijital hizmet vergisi mükellefiyetine tesir etmez.

Google, Youtube, Facebook ve benzeri yazılım ağırlıklı teknoloji şirketlerinin sahibi oldukları platformları üzerinden sunulan içerikler içine yerleştirilen, oynatılan, reklam verenleri adresleyen ve büyük veri içinde reklam verenlerin bilinirliğini, bulunurluğunu artırmaya yönelik tarzda reklam hizmetlerinden adı geçen kurumlar bu vergiler mükellef olarak muhatabı olacaktır. Bu kurumların Türkiye’de ticari girişimlerinin, temsilciliklerinin vb. olup olmaması, vergi mükellefi olup olmamaları dijital hizmet verginin ödenmesine engel değildir.

Mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, iş yerinin, kanuni ve iş merkezlerinin bulunmaması hâlleri ile gerekli görülen diğer hâllerde Hazine ve Maliye Bakanlığı, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanlar ile işleme ve ödemeye aracılık edenleri verginin ödenmesinden sorumlu tutabilir.

Vergiye tabi işlemlere taraf olanlardan kasıt, Kanunda dijital hizmet vergisinin mükellefi olarak tanımlanan asıl reklam hizmeti sunucularının yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde hizmeti alan Türkiye’deki reklam verenin verginin ödenmesinden sorumlu tutulacağıdır.


Dijital hizmet vergisinde had var mıdır?
 

İlgili hesap döneminden önceki hesap döneminde, yukarıda sayılan hizmetlere ilişkin, Türkiye’de elde edilen hasılatı 20 milyon Türk lirasından veya dünya genelinde elde edilen hasılatı 750 milyon avrodan veya muadili yabancı para karşılığı Türk lirasından az olanlar dijital hizmet vergisinden muaftır. Mükellefin, finansal muhasebe açısından konsolide bir grubun üyesi olması hâlinde, bu hadlerin uygulanmasında grubun verginin konusuna giren hizmetlere ilişkin elde ettiği toplam hasılat dikkate alınır.


Dijital hizmet vergisi mükellefiyeti ne zaman başlayacak

İlgili hesap dönemi içerisinde yukarıda yer alan hadlerin her ikisinin de aşılması hâlinde muafiyet sona erer ve haddin aşıldığı vergilendirme dönemini takip eden dördüncü vergilendirme döneminden itibaren dijital hizmet vergisi mükellefiyeti başlar. Söz konusu hadlerin aşılıp aşılmadığının tespitinde, hesap döneminin üçer aylık dönemlerinin sonu itibarıyla ilgili hesap dönemi içinde elde edilen kümülatif hasılat dikkate alınır.

Arka arkaya iki hesap dönemi boyunca birinci fıkradaki hadlerden herhangi birinin altında kalanların vergi muafiyeti, izleyen hesap döneminden itibaren tekrar başlar.


Kimler ve Hangi Hizmetler Dijital Hizmet Vergisinden muaftır?
 

Dijital ortamda yapılan aşağıdaki hizmetlerden elde edilen hasılat dijital hizmet vergisinden istisnadır ve bu hizmetlerden elde edilen hasılat birinci fıkradaki hadlerin tespitinde dikkate alınmaz:

a) 4/2/1924 tarihli ve 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanununun ek 37’nci maddesi kapsamında üzerinden Hazine payı ödenen hizmetler

b) 13/7/1956 tarihli ve 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 39 uncu maddesi kapsamında üzerinden özel iletişim vergisi alınan hizmetler

c) 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 4’üncü maddesi kapsamındaki hizmetler

ç) 28/2/2008 tarihli ve 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunun 2’nci maddesinde tanımlanan Ar-Ge merkezlerinde Ar-Ge faaliyetleri neticesinde oluşturulan ürünlerin satışı ile münhasıran bu ürünler üzerinden sunulan hizmetler

d) 20/6/2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanunun 12’nci maddesi kapsamında yer alan ödeme hizmetleri

Dijital hizmet vergisine ilişkin istisna ve muafiyetler, ancak bu Kanuna hüküm eklenmek veya bu Kanunda değişiklik yapılmak suretiyle düzenlenir. Diğer kanunlarda yer alan istisna veya muafiyet hükümleri bu vergi bakımından geçersizdir.

 

Verginin Matrahı nedir?

Dijital hizmet vergisinin matrahı, ilgili vergilendirme döneminde verginin konusuna giren hizmetler nedeniyle elde edilen hasılattır.

Hasılatın döviz ile hesaplanması hâlinde döviz, hasılatın elde edildiği tarihte geçerli olan TCMB döviz alış kuru üzerinden Türk parasına çevrilir.

Verginin matrahından gider, maliyet ve vergi adı altında indirim yapılmaz. Dijital hizmet vergisi, fatura ve fatura yerine geçen belgelerde ayrıca gösterilmez.


Dijital Hizmet Vergisinin Oranı nedir?

Dijital hizmet vergisi oranı %7,5’tir.

Dijital hizmet vergisi, matraha oranın uygulanması suretiyle hesaplanır. Bu şekilde hesaplanan vergiden herhangi bir indirim yapılmaz.

 

Dijital Hizmet Vergisinin beyan dönemleri nedir?

Dijital hizmet vergisinde vergilendirme dönemi, takvim yılının birer aylık dönemleridir. Ancak Hazine ve Maliye Bakanlığı, hizmet türlerine ve mükelleflerin faaliyet hacimlerine göre birer aylık vergilendirme dönemi yerine üçer aylık vergilendirme dönemi tespit etmeye yetkilidir.

Dijital hizmet vergisi, mükellefin beyanı üzerine hesaplanır.


Dijital Hizmet Vergisinde hizmeti alanın sorumluluğu nedir?

Yukarıda belirtildiği üzere Türkiye’de mükellefiyeti bulunmayan işletmelerin vergiye ilişkin ödevlerini yerine getirmemeleri halinde, bu beyan vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar tarafından yapılır. Yani hizmeti alan Türkiye’deki müşteriler bu beyannameyi vermekle sorumlu olacaktır.

Mükellefler ve vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar, dijital hizmet vergisi beyannamelerini, vergilendirme dönemini takip eden ayın sonuna kadar ilgili vergi dairesine vermekle yükümlüdürler.


Beyannamesi hangi vergi dairesine verilir?

Dijital hizmet vergisi, katma değer vergisi mükellefiyeti bulunan hizmet sağlayıcıları için bu vergi bakımından bağlı bulundukları vergi dairesince, bulunmayanlar bakımından Hazine ve Maliye

Bakanlığınca belirlenecek vergi dairesince tarh olunur.


Adi Ortaklıklarda vergi kimin adına tahakkuk edilecektir?

Dijital hizmet vergisi, mükellef veya vergi sorumlusu olan gerçek veya tüzel kişi adına tarh olunur. Adi ortaklıklarda, verginin ödenmesinden müteselsilen sorumlu olmak üzere, ortaklardan herhangi biri adına tarhiyat yapılır.


Dijital Hizmet Vergisi ne zaman ödenecektir?

Beyanname vermek mecburiyetinde olan mükellefler ile vergi kesmekle sorumlu tutulanlar, bir vergilendirme dönemine ait dijital hizmet vergisini beyanname verme süresi içinde öderler.


Dijital Hizmet Vergisi GİDER Yazılabilir mi?

Dijital hizmet vergisi mükelleflerince ödenen dijital hizmet vergisi, bu mükellefler tarafından gelir ve kurumlar vergisine esas safi kazancın tespitinde gider olarak indirilebilir.


Yükümlülüklerini yerine getirmeyenlerin platformları ERİŞİME KAPATILACAK!

Beyanname verme ve ödeme yükümlülüklerini süresinde yerine getirmeyen bu Kanun kapsamındaki dijital hizmet sağlayıcılarına veya Türkiye’deki yetkili temsilcisine, bu yükümlülüklerin yerine getirilmesi için dijital hizmet vergisini tarha yetkili vergi dairesi tarafından internet sayfalarındaki iletişim araçları, alan adı, IP adresi ve benzeri kaynaklarla elde edilen bilgiler kullanılarak 213 sayılı Kanunda sayılan tebligat yöntemleri, elektronik posta veya diğer tüm iletişim araçları ile ihtarda bulunulabilir ve bu durum Gelir İdaresi Başkanlığının internet sitesinde ilan edilir.

İlandan itibaren otuz gün içinde bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi hâlinde, dijital hizmet sağlayıcılarının sunmuş oldukları hizmetlere erişimin, bu yükümlülükler yerine getirilinceye kadar engellenmesine Hazine ve Maliye Bakanlığınca karar verilir ve bu karar erişim sağlayıcılarına bildirilmek üzere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna gönderilir. Engelleme kararlarının gereği bildirimden itibaren yirmi dört saat içinde erişim sağlayıcıları tarafından yerine getirilir.

Özellikle yazılım teknolojisinin sunduğu hizmetlerin vergilendirilmesi konusu, bütün dünyada vergi düzenlemesini yapanların kontrol altına almaya çalıştıkları bir olgudur. Hizmetin fiziki mekandan bağımsız ve ürün gibi gümrük rejimlerine tabi olmadan sunulabilmesi geliri elde eden şirketlerin mukimi oldukları ülkelerin ve hizmetten gelir elde edilen her bir bağımsız ülkenin vergi otoritelerince izlenmesi ve vergilemesini zorlaştırmaktadır. Geliri elde eden şirketlerin kazanç vergisi, kar dağıtımı ve diğer dolaylı vergiler açısından daha avantajlı gördükleri ülkelere vergilemede esas alınacak merkezlerini taşımaları, Şirketin çıktığı ve fiilen üretildiği ülkelerin belirtilen vergilerden mahrum kalmasına yol açmaktadır.

Aynı şekilde hizmetten gelir elde edilen dünyadaki birçok ülkede şirket kurulmaması nedeniyle hizmetten gelir elde edilen ülkeler açısından kazanç vergisi, kar dağıtım vergisi ve diğer dolaylı vergilerin tahsil edilmemesi nedeniyle vergi kaybına neden olmaktadır.

Kanun yapıcılar uzun bir süredir yazılım teknolojisi alanında faaliyet gösteren uluslararası şirketlere Türkiye’de sunulan ve başta reklam hizmetlerinden elde edilen gelirlerinin Türkiye’de beyan edilmesi ve Türkiye’de mükellefiyet tesis etmeleri yönündeki çağrıları karşılık bulmadı. Bunun üzerine 2019-Şubat ayında hizmetten Türkiye’de yararlanan işletmelere %15 Stopaj yükümlülüğü getirdi. (KV G.l Tebliği (Seri No: 1)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ -Seri No: 17)

7 Aralık 2019 tarihinde yayınlanan 7149 sayılı yasa ile de Hizmeti Veren şirketlere veya yine hizmeti Alanlara %7,5 Dijital Hizmet Vergisi getirildi.

Daha önce çıkartılan %15’lik Stopaj yükümlülüğü gibi yeni ihdas edilen %7,5’luk Dijital Hizmet Vergisini hizmetten yararlanan Türkiye’deki reklam verenlere direkt veya dolaylı olarak yansıyacak bir maliyet olarak değerlendirmek mümkündür.

ÖZET

1- Dijital Hizmet Vergisi 7.12.2019 Tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 7194 sayılı yasa ile ticari hayatımıza ve vergi uygulamalarımıza girmiştir.

2- Dijital Hizmet Vergisi uygulaması 2020-Mart ayında başlayacaktır. 2020 Mart ayına ait İlk beyanname 2020 Nisan sonuna kadar verilecek ve ödemesi aynı süre içinde yapılacaktır.

3- Verginin kapsamına Dijital ortamda sunulan her türlü reklam hizmetleri girmektedir.

4- Dijital ortamda dijital hizmet sağlayıcıları tarafından verilen aracılık hizmetlerinden elde edilen hasılat da dijital hizmet vergisine tabidir.

5- Dijital hizmet vergisinin mükellefi, dijital hizmet sağlayıcılarıdır. Bunların mükellef olup olmaması, söz konusu faaliyetleri Türkiye’de bulunan iş yeri veya daimi temsilcileri vasıtasıyla gerçekleştirip gerçekleştirmemesi dijital hizmet vergisi mükellefiyetine tesir etmez.

6- Vergiye tabi işlemlere taraf olanlar ile işleme ve ödemeye aracılık edenler verginin ödenmesinden sorumlu tutabilir.

7- Türkiye’de elde edilen hasılatı 20 milyon Türk lirasından veya dünya genelinde elde edilen hasılatı 750 milyon avrodan veya muadili yabancı para karşılığı Türk lirasından az olanlar dijital hizmet vergisinden muaftır. Mükellefin, finansal muhasebe açısından konsolide bir grubun üyesi olması hâlinde, bu hadlerin uygulanmasında grubun verginin konusuna giren hizmetlere ilişkin elde ettiği toplam hasılat dikkate alınır.

8- Dijital hizmet vergisi oranı %7,5’tir.

9- Mükellefler ve vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar, dijital hizmet vergisi beyannamelerini, vergilendirme dönemini takip eden ayın sonuna kadar ilgili vergi dairesine vermekle yükümlüdürler. Beyanname temelde aylık olarak verilecektir. Ancak Hazine ve Maliye Bakanlığı, hizmet türlerine ve mükelleflerin faaliyet hacimlerine göre birer aylık vergilendirme dönemi yerine üçer aylık vergilendirme dönemi tespit etmeye yetkilidir.

10- Dijital hizmet vergisini beyanname verme süresi içinde ödenecektir.

11- Dijital hizmet vergisi mükelleflerince ödenen dijital hizmet vergisi, bu mükellefler tarafından gelir ve kurumlar vergisine esas safi kazancın tespitinde gider olarak indirilebilir.

12- Yükümlülüklerin yerine getirilmemesi hâlinde, dijital hizmet sağlayıcılarının sunmuş oldukları hizmetlere erişimin, bu yükümlülükler yerine getirilinceye kadar engellenmesine Hazine ve Maliye Bakanlığınca karar verilir.

Ali KARAKUŞ
7.12.2019
İstanbul

Kaynak
1- Resmi Gazete, 7.12.2019 Tarih ve 30971-  7194 Sayılı “Dijital Hizmet Vergisi İle Bazı Kanunlarda Ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun



Yasal Uyarı: Bu içerikte yer alan bilgi, görsel, tablolar, açıklama, yorum, analiz ve bir bütün olarak içeriğin tamamı sadece genel bilgilendirme amacıyla verilmiştir. Kişi veya kuruma özel profesyonel bir bilgilendirme ve yönlendirmede bulunma amacı güdülmemiştir. Konu ile benzerlik gösterse de her işletmenin kendi özel şartları nedeniyle farklı durumları olabilir. Bu nedenle, bu yazıda belirtilen içerikte yola çıkarak işletmenizi etkileyecek herhangi bir karar alıp uygulamaya geçmeden önce, uzmanına danışmanız menfaatiniz gereğidir. Karen Audit veya ilişkili olduğu kişi veya kurumlardan hiç biri, bu belgede yer alan bilgi, tablo, görsel, görüş ve diğer türdeki tüm içeriklerin özel veya resmi, gerçek veya tüzel kişi, kurum ve organizasyonlar tarafından kullanılması sonucunda ortaya çıkabilecek zarar veya ziyandan sorumlu değildir.


Devamını oku

Tek işverenden de olsa yüksek ücret geliri elde edenlere gelir vergisi beyannamesi verme zorunluluğu getirildi

Kanuni Dayanak

Aynı yıl içinde birden fazla işverenden ücret alanların gelir vergisi beyannamesi ile bu gelirlerini beyan etmelerine ilişkin hükümlerde 7 Aralık 2019 tarih ve 30971 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 7194 Sayılı “Dijital Hizmet Vergisi İle Bazı Kanunlarda Ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”unun 15’inci maddesi ile yeni düzenlenmeye gidilmiştir.

Mevcut Düzenleme

193 sayılı Kanunun Toplama Yapılmayan Haller Başlıklı 86’ncı maddesinde hangi gelirler için yıllık beyanname verilmeyeceği, diğer gelirler için beyanname verilmesi halinde bu gelirler beyannameye dâhil edilmeyeceği belirtilmiştir. Adı geçen maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin (b) alt bendi şu şekildedir;  “b) Tek işverenden alınmış ve tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretler (4962 sayılı Kanunun 17/D maddesiyle değişen ibare Yürürlük; 07.08.2003)(birden fazla işverenden ücret almakla beraber, birden sonraki işverenden aldıkları ücretlerinin toplamı, 103 üncü maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı aşmayan mükelleflerin, tamamı tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretleri dahil)(*),”

Buna göre; aynı yıl içinde birden fazla işverenden ücret geliri elde edenlerin ikinci işverenden aldıkları ücretlerin toplamı Gelir vergisi tarifesinin ikinci diliminde yer alan tutarı geçiyorsa gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi gerekiyor. 2019 yılı için ikinci dilim 40.000 TL olarak uygulanmaktadır.

Ne değişti? 

Yukarıda belirtilen 193 sayılı Kanunun 86’ncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin (b) alt bendi 7149 sayılı Kanun (7.12.2019 RG) ile aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Tek işverenden alınmış ve tevkif suretiyle vergilendirilmiş 103’üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşmayan ücretler (birden fazla işverenden ücret almakla beraber, birinciden sonraki işverenden aldıkları ücretlerinin toplamı, 103 üncü maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı ve birinci işverenden alınan dâhil ücret gelirleri toplamı 103’üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşmayan mükelleflerin, tamamı tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretleri dâhil),”

Yüksek ücret alanlar gelir vergisi beyannamesi verecek

Yeni düzenleme ile önceden tek işverenden alınan ücretin tutarı ne olursa olsun beyana tabi değilken, artık gelir vergisi tarifesinin dördüncü diliminde yer alan tutarı geçen ücret gelirleri için gelir vergisi beyannamesi verilecek. 2019 yılı için gelir vergisinin dördüncü dilimindeki ücret gelirleri için belirlenen tutar 148.000 TL’dir.

Uygulama 1 Ocak 2020 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanacağı için 2019 yılında elde edilen ücret gelirleri 2020 Mart ayında eski düzenlemeye göre ele alınacaktır.

Hesaplamada ikinci işverenden 40.000 TL ve toplam 148.000 TL sınırına dikkat 

Aynı yıl içinde birden fazla işverenden ücret almakla beraber, birinciden sonraki işverenden aldıkları ücretlerinin toplamı, 103 üncü maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı (2019 yılı için 40.000 TL’yi ve birinci işverenden alınan dâhil ücret gelirleri toplamı 103’üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı (2019 yılı için 148.000 TL) aşmayan mükelleflerin, tamamı tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretleri için gelir vergisi beyannamesi verilmeyecektir.

Değişiklikle 1 Ocak 2020 tarihinden itibaren belirtilen kriterlerin üzerinde ücret geliri elde edenler 2021-Mart ayında gelir vergisi beyannamesi vereceklerdir. 

Ali KARAKUŞ
7.12.2019
İstanbul

 

Kaynak
1- Resmi Gazete, 7.12.2019 Tarih ve 30971-  7194 Sayılı “Dijital Hizmet Vergisi İle Bazı Kanunlarda Ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun



Yasal Uyarı: Bu içerikte yer alan bilgi, görsel, tablolar, açıklama, yorum, analiz ve bir bütün olarak içeriğin tamamı sadece genel bilgilendirme amacıyla verilmiştir. Kişi veya kuruma özel profesyonel bir bilgilendirme ve yönlendirmede bulunma amacı güdülmemiştir. Konu ile benzerlik gösterse de her işletmenin kendi özel şartları nedeniyle farklı durumları olabilir. Bu nedenle, bu yazıda belirtilen içerikte yola çıkarak işletmenizi etkileyecek herhangi bir karar alıp uygulamaya geçmeden önce, uzmanına danışmanız menfaatiniz gereğidir. Karen Audit veya ilişkili olduğu kişi veya kurumlardan hiç biri, bu belgede yer alan bilgi, tablo, görsel, görüş ve diğer türdeki tüm içeriklerin özel veya resmi, gerçek veya tüzel kişi, kurum ve organizasyonlar tarafından kullanılması sonucunda ortaya çıkabilecek zarar veya ziyandan sorumlu değildir.


Devamını oku